
Düşlerimiz Tanrılardan değil, dünyadan gelir bize." Jean-Paul Sartre

Jean-Paul Sartre'ın İmgelem kitabı, zihinsel imgenin soluk bir algı ya da bellekte saklanan küçük bir nesne olduğu düşüncesini sorgular. Descartes'tan başlayıp Leibniz, Hume ve Bergson'a uzanan yaklaşımları tartışan Sartre, imgeyi fiziksel şeylerin zihindeki kopyası saymanın yarattığı sorunları gösterir. İncelemenin yönü, bir görüntünün ne olduğundan çok bilincin bir şeyi orada değilken nasıl hedefleyebildiğine çevrilir.
Sartre'ın Husserl fenomenolojisiyle kurduğu ilişki kitabın belirleyici eşiğidir. Bilinç her zaman bir şeye yönelir; imgeleyen bilinç de nesnesini algıdakinden farklı bir varoluş kipinde kurar. Bu nedenle bir kâğıdı görmekle aynı kâğıdı zihinde canlandırmak, içerikleri benzese bile aynı deneyim değildir. Yazar geçmiş kuramları yalnızca özetlemez, onların imgeyi nesneleştiren varsayımlarını ayırarak kendi fenomenolojik araştırmasının zeminini hazırlar.
İmgelem, Sartre'ın daha sonra geliştireceği hayal gücü, hiçlik ve özgürlük düşüncelerine açılan erken bir felsefe metnidir. Kitabın kalıcı değeri, zihinsel görüntüleri açıklarken bilinci kapalı bir depo gibi tasarlamayı reddetmesinde yatar; okuru, insanın mevcut dünyadan uzaklaşıp olmayanı düşünebilme gücünün nasıl mümkün olduğu sorusuyla baş başa bırakır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Düşlerimiz Tanrılardan değil, dünyadan gelir bize." Jean-Paul Sartre
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş