Beş öyküyü bir araya getiren Duvar, Jean-Paul Sartre'ın insanı kesin seçimler karşısında bırakan anlatı dünyasına yoğun bir giriş sunar. Kitaba adını veren öyküde, Frankocular tarafından ölüme mahkûm edilen bir Cumhuriyetçi bekleyişin ve korkunun baskısı altında direncini sınar. Ölümün yakınlığı, kahramanın kendisiyle ve çevresindekilerle kurduğu bütün bağların anlamını değiştirir.
Diğer öyküler aynı varoluşçu sıkışmayı farklı hayatlarda sürdürür. “Oda”da Eve, kocasının akıl sağlığındaki çözülmeye ortak olmaya çalışır. “Erostrates” kalabalığa yönelen şiddet düşüncesini Paul Hilbert'in yalnızlığı üzerinden açarken “Gizlilik” yakın ilişkilerde arzu, iktidar ve kendini kandırma sorunlarına bakar. “Bir Yöneticinin Çocukluğu” ise Lucien'in cinsel ve düşünsel bunalımlarını, gelecekte üstleneceği toplumsal rolle birlikte izler.
Sartre'ın kısa öyküleri, karakterlerini tek bir ahlaki hükme kapatmaz. Kişiler özgür olduklarını düşündükleri anlarda bile korku, sınıf, beden ve başkalarının bakışıyla çevrilidir. Koleksiyonun people-first değeri, felsefi kavramları soyut açıklamalar yerine geri alınması mümkün olmayan kararların içinde göstermesidir. Psikolojik gerilimle düşünsel sorgulamayı birlikte arayan okur, burada özgürlüğün rahatlatıcı bir ayrıcalıktan çok sorumluluk yükleyen bir durum olarak işlendiğini görür.