Bulantı

Bulantı

Jean-Paul Sartre

Yayıncı
Can Yayinlari
Sayfa
256
Dil
Türkçe
Yayın yılı
1995

Özet

Jean-Paul Sartre, Bulantı romanında Bouville'de yaşayan Antoine Roquentin'in günlüğü aracılığıyla gündelik dünyanın ansızın yabancılaşmasını işler. Roquentin, Marquis de Rollebon üzerine yürüttüğü tarih çalışmasıyla zamanını doldururken nesnelerin, insanların ve kendi bedeninin alışılmış anlamlarını kaybettiğini hisseder. Kafeler, sokaklar ve parklar sıradan dekorlar olmaktan çıkar; varoluşun açıklamasız ağırlığını duyuran deneyim alanlarına dönüşür. Günlük biçimi, bu değişimi dışarıdan yorumlamak yerine karakterin algısındaki sarsıntı olarak kaydeder.

Romanın felsefi gücü, bir kavramı örneklemekten çok düşüncenin bedensel ve duygusal oluşunu göstermesinde yatar. Roquentin'in yalnızlığı, geçmişi düzenleme çabası ve başkalarıyla kurduğu kesintili ilişkiler, özgürlük ile zorunluluk arasındaki gerilimi büyütür. Tarih araştırmasının dağılması, geçmişe düzen verme isteği ile yaşanan anın denetlenemez yoğunluğu arasındaki karşıtlığı keskinleştirir. Tekrarlanan mekânlar, alışkanlığın sağladığı güveni aşındırarak en sıradan karşılaşmaları bile açıklama isteyen yoğun deneyimlere çevirir. Sartre, varoluşun önceden verilmiş bir öz taşımadığı düşüncesini romanın mekânına ve ritmine yayar; bunun yarattığı tedirginliği kolay bir çözüme bağlamaz. Gündelik gerçekliğin sabit yüzü bozuldukça, insanın kendi anlamını kurma sorumluluğu yoğun bir iç deneyim olarak açıkta kalır.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 45 gönderi

Jojo@jojo· 8ay🇹🇷

özgürüm , o kadar yalnızım ki fakat bu yalnızlık ölümü andırıyor biraz. antoine roquentin - bulantı

18
Yasemin M.@arafmelegi· 3ay🇹🇷

" Biliyorum. Bana tutku verecek herhangi bir şeye ya da kimseye artık rastlamayacağımı biliyorum. Birini sevmeye kalkışmak önemli bir işe girişmek gibidir, bilirsin. Enerji, cömertlik, körlük ister. Hatta başlangıçta bir uçurumun üzerinden sıçramanın gerektiği bir an vardır. Düşünmeye kalkarsa atlayamaz insan. Artık bu gerekli sıçrayışı yapamayacağımı biliyorum. "

14
Acina21@anicaa· 7ay🇹🇷

Birini sevmeye, koyulmak başlı başına bir iş, bir girişimdir. Güç ister, yürek ister, körlük ister. Hatta başlangıçta öyle bir an vardır ki uçurumun üstünden sıçramak ister!!!

14
Tülin@felurian· 10ay🇹🇷

“Onu hiçbir şey durduramaz, ama her şey kırabilir.” Bulantı Jean-Paul Sartre

13
Yasemin M.@arafmelegi· 2h🇹🇷

"Yalnızdım ama bir şehre yürüyen ordu gibiydim."

12
Tülin@felurian· 10ay🇹🇷

“Pencereden çekip alıyorum kendimi, sallana sallana odanın öte yanına gidiyorum, aynaya yakalandım, bakıyorum; tiksinmek geliyor içimden, işte sonsuz bir süre daha. Aynadaki görüntümden kurtulup yatağın üzerine yığılıyorum. Tavana bakıyorum, bir uyuyabilsem.” Bulantı Jean-Paul Sartre

12
Tülin@felurian· 10ay🇹🇷

“Ardında bir evren bırakmış, önünde bir evren var.” Bulantı Jean-Paul Sartre

11
no name@userr· 10ay🇹🇷

"Yalnızdım, ama bir kentte yürüyen ordu gibiydim."

10
Bookspace· 10ay🇹🇷

“Yalnızlık değil beni korkutan, kalabalıklar içinde bile yalnız kalabilme ihtimali.” Yağmurun sesiyle sustum bu akşam; konuşsa da kimse duymayacak biliyorum. Duman göğe karışıyor, düşüncelerim gibi ağır, ıslak ve yarım kalmış.

10
Tülin@felurian· 10ay🇹🇷

“Rahat bir gece, bir tek gece geçirebilsem, başıma gelenlerin hepsini unutacağım.” Bulantı Jean-Paul Sartre

10
Yasin Kirte@yasinkirte· 1h🇹🇷

“iki şehir arasındayım; biri bilmiyor beni, öteki artık tanımıyor”

8
Güven@makustalih· 3g🇹🇷

Birini sevmeye koyulmak başlı başına bir iş, bir girişimdir. Güç ister, yürek ister, körlük ister... Hatta başlangıçta öyle bir an vardır ki uçurumun üstünden sıçramak ister. Düşünmeye kalkarsan aşamazsın onu.

7
Yusuf@ysferg· 10ay🇹🇷

“Bir kaç adım atıp duruyorum. İçine düştüğüm bu topyekûn unutuluşu tadıyorum: iki kent arasındayım, biri beni bilmiyor, öteki de artık tanımıyor.”

5
Gökmen@gok03· 10ay🇹🇷

Birini sevmeye, koyulmak başlı başına bir iş, bir girişimdir. Güç ister, yürek ister, körlük ister. Hatta başlangıçta öyle bir an vardır ki uçurumun üstünden sıçramak ister; düşünmeye kalkarsan aşamazsın onu.

5
Güven@makustalih· 1ay🇹🇷

İnsanın gizlisi saklısı olurmuş, ruh hali değişirmiş, bazı duygular anlatılmazmış...

5
Yasin Akça@ysnakcaa· 8ay🇹🇷

Bekleyip duran şey toparlandı, üzerime atıldı, içime akıyor, dopdoluyum. O şey benmişim, başka bir şey değil. Özgürlüğüne kavuşmuş, bağlarını koparmış varoluş üstüme çöküyor. Var oluyorum.

5
Güven@makustalih· 1ay🇹🇷

Birini sevmeye koyulmak başlı başına bir iş, bir girişimdir. Güç ister, yürek ister, körlük ister... Hatta başlangıçta öyle bir an vardır ki uçurumun üstünden sıçramak ister. Düşünmeye kalkarsan aşamazsın onu.

5
Yusuf@ysferg· 10ay🇹🇷

“Düşünmek istemiyorum. Düşünmek istemediğimi düşünüyorum. Düşünmek istemediğimi düşünmemem gerek.“

5
ahmet beydilli@ahmt· 10ay🇹🇷

O da benim gibi yalnız fakat yalnızlığın içine daha çok batmış.

5
Tülin@felurian· 10ay🇹🇷

“Yüzümün yansısı bu. Yapacak işim olmadığı günlerde onu seyreder dururum. Gördüğüm bu yüzden, hiçbir şey anlamıyorum. Başkalarının yüzleri bir anlam taşıyor. Benimki öyle değil. Güzel mi yoksa çirkin mi, bunu bile söyleyemem. Çirkin galiba. Çünkü böyle olduğunu söylediler. Bana dokunan bu değil. Yüzüme böyle nitelikler verilebilmesine şaşıyorum aslında. Bir toprak parçasına ya da bir kayaya güzel ya da çirkin demek gibi bir şey bu.” Bulantı Jean-Paul Sartre

5
rust@rust00· 7ay🇹🇷

Sigara, içimdeki gürültüyü bastırıyordu.” Jean-Paul Sartre – Bulantı

4
Temuçin@temucin· 4ay🇹🇷

Hayat üç bölümdür : Dünyayi değiştireceğini sandığın, Değişmeyeceğini anladığın, Ve dünyanın seni değiştirdiğine emin olduğun.

4
Bookspace· 6ay🇹🇷

"Daha genç sayılırım, yeniden başlamaya yetecek gücüm var. Ama nereden başlamalı?"

4
Yasin Akça@ysnakcaa· 8ay🇹🇷

Bütün bu insanlar, vakitlerini dertleşmekle, aynı düşüncede olduklarını anlayıp mutluluk duymakla geçiriyorlar. Tanrı aşkına, hep birlikte aynı şeyleri düşünmeye ne kadar da önem veriyorlar.

4

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir