
özgürüm , o kadar yalnızım ki fakat bu yalnızlık ölümü andırıyor biraz. antoine roquentin - bulantı

Jean-Paul Sartre, Bulantı romanında Bouville'de yaşayan Antoine Roquentin'in günlüğü aracılığıyla gündelik dünyanın ansızın yabancılaşmasını işler. Roquentin, Marquis de Rollebon üzerine yürüttüğü tarih çalışmasıyla zamanını doldururken nesnelerin, insanların ve kendi bedeninin alışılmış anlamlarını kaybettiğini hisseder. Kafeler, sokaklar ve parklar sıradan dekorlar olmaktan çıkar; varoluşun açıklamasız ağırlığını duyuran deneyim alanlarına dönüşür. Günlük biçimi, bu değişimi dışarıdan yorumlamak yerine karakterin algısındaki sarsıntı olarak kaydeder.
Romanın felsefi gücü, bir kavramı örneklemekten çok düşüncenin bedensel ve duygusal oluşunu göstermesinde yatar. Roquentin'in yalnızlığı, geçmişi düzenleme çabası ve başkalarıyla kurduğu kesintili ilişkiler, özgürlük ile zorunluluk arasındaki gerilimi büyütür. Tarih araştırmasının dağılması, geçmişe düzen verme isteği ile yaşanan anın denetlenemez yoğunluğu arasındaki karşıtlığı keskinleştirir. Tekrarlanan mekânlar, alışkanlığın sağladığı güveni aşındırarak en sıradan karşılaşmaları bile açıklama isteyen yoğun deneyimlere çevirir. Sartre, varoluşun önceden verilmiş bir öz taşımadığı düşüncesini romanın mekânına ve ritmine yayar; bunun yarattığı tedirginliği kolay bir çözüme bağlamaz. Gündelik gerçekliğin sabit yüzü bozuldukça, insanın kendi anlamını kurma sorumluluğu yoğun bir iç deneyim olarak açıkta kalır.
Bookspace topluluğundan 36 gönderi

özgürüm , o kadar yalnızım ki fakat bu yalnızlık ölümü andırıyor biraz. antoine roquentin - bulantı

Birini sevmeye, koyulmak başlı başına bir iş, bir girişimdir. Güç ister, yürek ister, körlük ister. Hatta başlangıçta öyle bir an vardır ki uçurumun üstünden sıçramak ister!!!

“Onu hiçbir şey durduramaz, ama her şey kırabilir.” Bulantı Jean-Paul Sartre

“Pencereden çekip alıyorum kendimi, sallana sallana odanın öte yanına gidiyorum, aynaya yakalandım, bakıyorum; tiksinmek geliyor içimden, işte sonsuz bir süre daha. Aynadaki görüntümden kurtulup yatağın üzerine yığılıyorum. Tavana bakıyorum, bir uyuyabilsem.” Bulantı Jean-Paul Sartre

“Ardında bir evren bırakmış, önünde bir evren var.” Bulantı Jean-Paul Sartre
“Yalnızlık değil beni korkutan, kalabalıklar içinde bile yalnız kalabilme ihtimali.” Yağmurun sesiyle sustum bu akşam; konuşsa da kimse duymayacak biliyorum. Duman göğe karışıyor, düşüncelerim gibi ağır, ıslak ve yarım kalmış.

“Rahat bir gece, bir tek gece geçirebilsem, başıma gelenlerin hepsini unutacağım.” Bulantı Jean-Paul Sartre

"Yalnızdım, ama bir kentte yürüyen ordu gibiydim."

“iki şehir arasındayım; biri bilmiyor beni, öteki artık tanımıyor”

“Yüzümün yansısı bu. Yapacak işim olmadığı günlerde onu seyreder dururum. Gördüğüm bu yüzden, hiçbir şey anlamıyorum. Başkalarının yüzleri bir anlam taşıyor. Benimki öyle değil. Güzel mi yoksa çirkin mi, bunu bile söyleyemem. Çirkin galiba. Çünkü böyle olduğunu söylediler. Bana dokunan bu değil. Yüzüme böyle nitelikler verilebilmesine şaşıyorum aslında. Bir toprak parçasına ya da bir kayaya güzel ya da çirkin demek gibi bir şey bu.” Bulantı Jean-Paul Sartre

Birini sevmeye, koyulmak başlı başına bir iş, bir girişimdir. Güç ister, yürek ister, körlük ister. Hatta başlangıçta öyle bir an vardır ki uçurumun üstünden sıçramak ister; düşünmeye kalkarsan aşamazsın onu.

“Bir kaç adım atıp duruyorum. İçine düştüğüm bu topyekûn unutuluşu tadıyorum: iki kent arasındayım, biri beni bilmiyor, öteki de artık tanımıyor.”

O da benim gibi yalnız fakat yalnızlığın içine daha çok batmış.

“Düşünmek istemiyorum. Düşünmek istemediğimi düşünüyorum. Düşünmek istemediğimi düşünmemem gerek.“

Bekleyip duran şey toparlandı, üzerime atıldı, içime akıyor, dopdoluyum. O şey benmişim, başka bir şey değil. Özgürlüğüne kavuşmuş, bağlarını koparmış varoluş üstüme çöküyor. Var oluyorum.

Sigara, içimdeki gürültüyü bastırıyordu.” Jean-Paul Sartre – Bulantı

Hayat üç bölümdür : Dünyayi değiştireceğini sandığın, Değişmeyeceğini anladığın, Ve dünyanın seni değiştirdiğine emin olduğun.

Kendimi o kadar korkunç bir yalnızlıkta hissettim ki intiharı düşündüm. Beni durduran şey, hiç kimsenin, kesinlikle hiç kimsenin ölümümden etkilenmeyeceği, ölümde hayattakinden daha yalnız olacağım fikri oldu.
"Daha genç sayılırım, yeniden başlamaya yetecek gücüm var. Ama nereden başlamalı?"

Birini sevmeye başlamak ciddi bir iş. Enerjin, cömertliğin, körlüğün olması lazım. Hatta en başta bir uçurumdan atlaman gereken bir an var: düşünürsen yapamazsın.

Bu neșeli, akllı uslu insan sesleri arasında yalnızım. Bütün bu insanlar, vakitlerini dertleşmekle, aynı düşüncede olduklarını anlayıp mutluluk duymakla geçiriyorlar. Tanrı aşkına, hep birlikte aynı șeyleri düşünmeye ne kadar da önem veriyorlar. Bakısı içe dönük, balıkgözlü, kimsenin kendisiyle uyuşamadığı adamlardan biri aralarına karışmayagörsün, suratları hemen değişir.

Bütün bu insanlar, vakitlerini dertleşmekle, aynı düşüncede olduklarını anlayıp mutluluk duymakla geçiriyorlar. Tanrı aşkına, hep birlikte aynı şeyleri düşünmeye ne kadar da önem veriyorlar.

Yanılmıyorsam, üst üste yığılan bu işaretler, hayatımın yeniden altüst olacağını gösteriyorsa doğrusu korkuyordum. Korku, hayatımın serüvenli, dolgun ve değerli olduğundan değil. Ortaya çıkacak olandan, beni avcunun içine almasından, sürüklemesinden (Kim bilir nereye?) korkuyorum.

“Yeniden kendimi hissedebilmek istiyorum. İçten ve yoğun bir duygu kurtaracak beni.“
“Hayatımın anlarının, hatırlanan bir hayatın anları gibi birbirini izlemesini istemiştim. Zamanı kuyruğundan yakalamaya kalkışmanın böyle bir önemi olabilirdi.”
“İnsanlar anlattığı gibi yaşamak ister. Ama yaşamayı unutur. İnsan ya yaşamayı ya da anlatmayı tercih etmeli.”
“Bana tutku verecek herhangi bir şeye ya da kimseye artık rastlamayacağımı biliyorum. Birisini sevmeye kalkışmak, önemli bir şeye girişmek gibidir, bilirsin. Enerji, kendini veriş, körlük ister.”
“Nesneleri kullanıp atmalıyız. Ama beni etkiliyor. Buna anlam veren benim galiba.”
“İki kent arasındayım, biri beni bilmiyor, öteki de artık tanımıyor.”
“Peki... Kendi kendini aldatmak gerçekten kaçınılmaz bir şey mi?”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş