Hollywood
Kurgu

Hollywood

Charles Bukowski

Yayıncı
HarperCollins
Sayfa
248
Dil
Türkçe
Yayın yılı
1990

Özet

Yaşlı yazar Henry Chinaski, geçmişindeki bar yaşamını konu alan bir senaryonun filme dönüşmesini izlemek üzere Hollywood çevresine girer. Charles Bukowski'nin Hollywood romanı, Barfly filminin yapım deneyimini kurmaca adlar ve yarı otobiyografik bir anlatıcı aracılığıyla yeniden kurar. Yönetmenler, yapımcılar, oyuncular, para bulmaya çalışan aracılar ve stüdyo çevresi, Chinaski'nin alışık olduğu bağımsız yaşamla sürekli çatışır. Senaryonun yazılmasından oyuncu seçimine ve çekimlerdeki aksaklıklara kadar her aşama sanat ile sektörün beklentileri arasındaki pazarlığı açığa çıkarır.

Bukowski sinema dünyasının gösterişli yüzüne hayranlıkla yaklaşmaz. Chinaski'nin alaycı gözlemleri, ünlülerin ve yatırımcıların davranışlarını sıradan ihtiyaçlar, kibir ve güvensizliklerle yan yana gösterir. Filmde kendi gençliğini canlandıran oyuncuyu seyretmesi, anlatıcıyı geçmişiyle ve yaşlanmasıyla da yüzleştirir. İçki, dostluk, para ve yaratıcı denetim romandaki yapım hikâyesinin etrafında dolaşan temel meselelerdir. Kısa diyaloglar ve doğrudan anlatım, setlerin karmaşasını hızlı bir ritimle taşır. Hollywood, bir filmin ortaya çıkışını perde arkasından anlatırken kişisel deneyimin eğlence endüstrisinde nasıl pazarlığa açıldığını sorgulayan sert, komik ve öz farkındalığı yüksek bir romandır.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 2 gönderi

Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 9ay🇹🇷

O sıralar yaşadığım yerin bazı hoş yanları vardı. En çok, duvarları koyu laciverte boyanmış olan yatak odasını seviyordum. O koyu mavi, geçirdiğim nice korkunç gecenin sabahında bana sığınak olmuştu, bazıları insanı öldürebilecek korkunçluktaydı o gecelerin, özellikle elime tutuşturulan hapları sorgusuz sualsiz yuttuğum dönemde. Kimi gecelerde, uyursam ölürüm, derdim. Sabaha dek evin içinde dolanır, banyodan salona, salondan mutfağa atardım kendimi. Buzdolabını açıp kapardım, defalarca. Muslukları açıp kapardım. Banyoya girip oranın musluklarını takılırdım. Sifonu çekerdim. Kulaklarımı çekerdim. Derin nefes alır verirdim. Ancak güneş doğunca emniyette hissederdim kendimi. Sonra koyu lacivert duvarlarla uyur, iyileşirdim.

8
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 10ay🇹🇷

Zaman nasıl geçerse öyle geçti. Hipodrom hâlâ yerindeydi. Bir yandan da James Thurber okudum. İyi yazdığı zaman inanılmaz bir mizah anlayışı var. Olaylara hep burjuva açısından bakması yazık. Çok iyi bir maden işçisi olurdu ondan, hem de belalı. Birkaç tane de şiir yazdım. Şiirin değeri vardır, inanın bana. İyice tozutmanızı engeller. Evet. Ve hayır. Film, Cannes'da hiçbir ödül almadı. Sarah bahçeye yeni sebzeler ve çiçekler dikti. 5 kedimiz 10 güzel gözleriyle bizi izlediler.

3

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir