
İyi adam bulmak zor artık

Charles Bukowski'nin Factotum romanı, yazar olma isteğini gündelik işlerin önünde tutan Henry Chinaski'nin İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki savruluşunu izler. Askerlik muayenesinden elenen Chinaski, New Orleans'tan Los Angeles'a uzanan yolculuklarda depo, fabrika, otel ve benzeri yerlerde kısa süreli işler bulur. Her işten ayrılması ya da kovulması, onu yeniden ucuz odalara, barlara, at yarışlarına ve geçici ilişkilere taşır.
Chinaski'nin çalışma düzenine direnci romantik bir özgürlük resmi oluşturmaz. Açlık, kir, alkol ve güvencesizlik, yazmaya ayırmak istediği zamanın maddi bedelini sürekli hatırlatır. Jan'le kurduğu ilişki yakınlık ile karşılıklı yıkım arasında gidip gelir; başka karşılaşmalar da kalıcı bir çıkış sağlamaz. Birinci tekil anlatım, kahramanın kendini küçümseyen mizahını ve çevresindeki ikiyüzlülüğe yönelttiği sert bakışı aynı ritimde taşır.
Bölümlerin art arda gelen iş döngüsü bilinçli bir tekrar yaratır: patronlar ve mekânlar değişir, emek üzerindeki baskı benzer kalır. Kısa cümleler, kaba ayrıntılar ve ani komik dönüşler Chinaski'nin hayatla arasına koyduğu mesafeyi yansıtır. Roman, başarısızlıkla yazarlık arasındaki ilişkiyi idealize etmeden, Amerikan çalışma hayatının kenarında kalmayı seçen bir anti-kahramanın keskin portresini kurar.
Bookspace topluluğundan 5 gönderi

İyi adam bulmak zor artık

“Yalnız mısın?” “Evet. “Kimse yok mu?” “Kimse. İnsanlara tahammülüm yok, biliyorsun.”

Yalnızlıkla beslenen biriydim; yalnızlığımı alırsanız yemeğimi ve suyumu almış kadar olursunuz. Yalnız kalamadıgım her gün gücümden bir şeyler alıp götürür.

“Hiç aşık oldun mu?" "Aşk gerçek insanlar içindir." "Sen de gerçek gibisin." "Gerçek insanlardan hoşlanmam." "Hoşlanmaz mısın?" "Nefret ederim onlardan."

Bir fırt daha çektim. Sonra en çok sevdiğim şarkıyı söyledim onlara, "Bir berduştur kalbim."
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş