Herkes Herkesle Dostmuş Gibi

Herkes Herkesle Dostmuş Gibi

Barış Bıçakçı

Yayıncı
İletişim Yayınları
Sayfa
112
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2000

Özet

Barış Bıçakçı’nın Herkes Herkesle Dostmuş Gibi romanı, Ankara’da birbirinin hayatına kısa sürelerle değen insanların izini tek bir başkahramana bağlanmadan sürer. Döviz bürosu kuyruğundan parklara, çay bahçelerinden evlere geçen anlatı, bir kişinin hikâyesini başka birinin bakışıyla devralır; karşılaşmalar kadar ıskalanan bağlar da bu zinciri biçimlendirir. Karakterlerin aynı kentte yaşarken birbirlerinden habersiz kalması, başlıktaki yakınlık görüntüsü ile gerçek yalnızlık arasındaki gerilimi büyütür. Olayların kesintisiz bir çizgi yerine parçalı temaslarla ilerlemesi, Ankara’yı fon olmaktan çıkarıp farklı sınıfları ve gündelik ritimleri birbirine bağlayan etkin bir mekâna dönüştürür.

Romanın kısa sahneleri, iç sesler ve ani odak değişimleri büyük bir olay örgüsünden çok kentsel hayatın çok sesli uğultusunu kurar. Bıçakçı, sıradan konuşmalardaki çekingenliği, geçim telaşını ve “mış gibi” davranma biçimlerini gösterirken karakterlerine yukarıdan hüküm vermez. Bu ölçülü anlatım, dostluk ihtimali ile iletişimsizlik arasındaki mesafeyi hem hüzünlü hem de ince mizahlı kılar. Herkes Herkesle Dostmuş Gibi’nin biçimsel önemi, birbirinden kopuk görünen hayatların geçişlerle tek bir toplumsal doku oluşturmasında; duygusal etkisi ise yakınlığın bazen yalnızca kaçırılmış bir karşılaşma olarak kalmasında yatar.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 2 gönderi

Mehmet@msdgryl123· 7ay🇹🇷

Yere çakılana kadar kanatlarımın olduğuna inanacağım.

4
Mehmet@msdgryl123· 6ay🇹🇷

İki ayrı nokta olsalar, haritada iki ayrı, uzak nokta, aralarında nehirler, dağlar, okyanuslar filan olsa... Daha rahat, daha rahat severdi. (Coğrafya herkese iyi gelir.) Böyle olsun istiyordu. Geçmiş de o zaman gerçekten geride kalır belki.

3

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir