
Ne yani; böylesi korkunç bir dünyanın, bir de cehennemi mi var?

Umberto Eco'nun hazırladığı Güzelliğin Tarihi, Batı kültüründe güzel sayılan şeylerin çağdan çağa nasıl değiştiğini sanat eserleri ve edebî metinler eşliğinde izler. Antik Yunan'ın ölçü ve uyum düşüncesinden Orta Çağ'ın ışık anlayışına, Rönesans bedenlerinden romantik yüceliğe ve modern çağın çoğul estetiklerine uzanan kitap, güzelliği tek ve değişmez bir tanıma indirgemez. Bir dönemde düzenin simgesi olan biçimin başka bir dönemde yetersiz kalabildiğini; zevk, inanç, teknik ve toplumsal değerlerle birlikte estetik ölçülerin de dönüştüğünü gösterir.
Metin ile görsel malzeme yan yana ilerlediği için okur yalnızca sanat tarihindeki başyapıtları değil, moda, süsleme, doğa tasvirleri ve gündelik beğeni dünyasını da karşılaştırabilir. Eco, güzelin çirkin, korkunç ya da tekinsiz sayılanla kurduğu sınırı da hesaba katar. Bu yaklaşım, kitabı bir sanat akımları kronolojisinden ayırarak felsefe, kültür tarihi ve görsel okuma arasında hareket eden bir düşünce atlasına dönüştürür.
Güzelliğin Tarihi'nin temel gücü, bugünün beğenilerini evrensel sanma alışkanlığını sarsmasıdır. Umberto Eco'nun seçtiği metinler ve imgeler, güzelliğin yalnızca nesnelerde bulunan bir özellik değil, bakışın tarih içinde kurduğu bir ilişki olduğunu düşündürür; farklı çağların aynı soruya birbirinden uzak cevaplar vermesi kitabın asıl sürekliliğini oluşturur.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Ne yani; böylesi korkunç bir dünyanın, bir de cehennemi mi var?
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş