
Güneş Yiyen Çingene, Buket Uzuner’in dokuz öyküsünü kent hayatı, yolculuk, düş gücü ve kara mizah çevresinde bir araya getirir. Kitaptaki kişiler alışılmış gerçekliğin küçük çatlaklarından geçerek beklenmedik durumlarla karşılaşır; gündelik bir mekân, tuhaf bir tesadüf ya da anlatıcının oyunu öykünün yönünü değiştirebilir. “Cağaloğlu’nda Metamorfoz” gibi metinlerde yayıncılık çevresi ile kurmaca birbirine yaklaşırken, başka öyküler hareket hâlindeki genç ve kentli insanların yabancılık duygusuna açılır.
Uzuner’in anlatımı, erişilmez görünen şeylerin zihinde yeniden kurulabileceği düşüncesini ciddiyet ile oyun arasında taşır. Kentli karakterlerin hareketliliği, coğrafya değişse bile benzer iç sıkıntılarını yanlarında götürür. Gülme ve düşleme, sorunlardan kaçmanın yolu olarak değil, yerleşik kabullere başka açıdan bakmanın aracı olarak çalışır. Öyküler aynı olay örgüsünün parçaları değildir; onları birleştiren, merakını koruyan hareketli anlatıcı sesi ve sıradan hayatın içindeki dönüşüm ihtimalidir. Sinemaya yakın sahne kuruluşları, hızlı geçişler ve sürprizli sonlar koleksiyonun ritmini belirler. Koleksiyonun gücünü, kolay cevaplara yaslanmayan ve dünyanın yeniden tasarlanabileceğine inanan canlı, dirençli ve yaratıcı iyimserliği belirler.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş