
Tahsin Yücel’in Gökdelen romanı, 17 Şubat 2073 sabahında, gökdelenlerle bütünüyle yeniden kurulmak istenen bir İstanbul’da başlar. Ünlü avukat Can Tezcan, kenti New York’tan daha modern bir merkeze dönüştürmeyi amaçlayan zengin müşterisi Temel Diker’in önündeki hukuki engelleri kaldırmaya çalışır. Bu hedef için geliştirdiği en çarpıcı çözüm, yargının özelleştirilmesidir. Hukukun kamusal niteliğini piyasanın çıkarlarına teslim eden tasarı, romanın siyasal ve ahlaki gerilimini oluşturur. Yücel, geleceğin teknolojik görüntülerini bugünün eşitsizlikleriyle yan yana getirir. Tek kişilik uçaklarla dolaşan varlıklı kesim göğe yükselirken, geçim imkânlarından yoksun bırakılan “yılkı adamları” kentin ve ülkenin dışında yaşamaya zorlanır. Cihangir’de gökdelenlerin arasında kalan son bahçeli ev, hızla silinen eski hayatın ve direnmenin simgesi hâline gelir. Kedilerin yokluğu, çıkarcı siyasetçiler ve onları destekleyen medya da bu düzenin çürümesini tamamlayan ayrıntılardır. Roman, teknolojik ilerlemenin adalet ve ortak yaşam duygusu olmadan nasıl sert bir distopyaya dönüşebileceğini hicivle gösterir. Gökdelen, özel çıkarların hukuk, şehir ve insan ilişkileri üzerindeki baskısını keskin bir gelecek tasarımıyla anlatan; mizahı, yergiyi ve toplumsal eleştiriyi bir araya getiren bir romandır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş