Gece Açan Çiçekler

Gece Açan Çiçekler

Tarık Tufan

Yayıncı
Doğan Kitap
Sayfa
312
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2025

Özet

İstanbul'un Vefa semtindeki eski bir konakta Tarık Tufan'ın Gece Açan Çiçekler romanı, annelerinin ölümünün ardından bir araya gelen Halide ile kardeşlerinin tek gecelik hesaplaşmasını anlatır. Yıllardır saklanan kırgınlıklar, aile üyelerinin aynı evde yeniden karşılaşmasıyla yüzeye çıkarken geçmişte Derviş Ali çevresinde gelişen ayrı bir anlatı da bugünün sessizliklerine bağlanır. Konak, odaları ve saklı eşyalarıyla bir buluşma yerini aşarak ailenin hatırlamak istemediği deneyimleri taşıyan canlı bir hafıza alanına dönüşür.

Tufan, aile içi gerilimi İstanbul'un değişen dokusu ve kuşaklar boyunca aktarılan suçluluk duygusuyla birlikte işler. Sevgi ile incinmişlik arasındaki mesafe, karakterlerin birbirlerine söyledikleri kadar sustuklarında da belirginleşir. Geçmiş ve şimdiki zamanın yan yana ilerlemesi, kişisel sırların bireylerle birlikte bir evin ve mahallenin ortak belleğine de ait olduğunu gösterir. Konaktaki gece, aile üyelerini ortak geçmişin farklı yorumlarıyla yüz yüze getirirken Derviş Ali'nin hikâyesi unutmanın hiçbir zaman tam olmadığını hatırlatır. İstanbul'un eski semtleri, değişimin ortasında kaybolan hayatların sessiz tanığına dönüşür. Karakterlerin konuşmaktan kaçındığı şeyler, açık çatışmalar kadar güçlü bir gerilim üretir; evin kapalı odaları da bu suskunluğun maddi karşılığı olur. Romanın duygusal ağırlığı, sonuçları açığa çıkarmaktan çok insanların kayıp karşısında birbirlerine yeniden nasıl bakabildiklerinde yoğunlaşır.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 11 gönderi

Nutsa İlknur@neftulya· 8ay🇹🇷

‘‘Bu millet neden birbirini sevmeyi beceremedi? Ne vakit içlerinde bu kadar kin birikti de herkes bir diğerinden nefret eder hale geldi?’’

19
Dilan@bakirdilan· 3h🇹🇷

Herkes gitti.Ben üzerime yapışan yalnızlık kisvesiyle bir başıma kalakaldım.

16
Sezen Aylak@sezenaylak05· 10ay🇹🇷

İyilik bu evrende henüz keşfedilmemiş yerler kadar uzaktaydı. İyilik artık kimselerin konuşmadığı arkaik bir dilden kalma, mânâsı çokta unutulmuş bir sözcüktü.

11
erd7@erdnn· 4ay🇹🇷

_Yüreği hassas,_ _kalbi incelikli insanlar,_ her an bir azabın içindeydiler.

5
Yusuf Can@yusufcan55· 10ay🇹🇷

Anladım ki bu dünyanın tek hakikati insanın yalnızlığıdır, ötesini anlamaya çalışanların kalbinde sadece yorgunluk kalır.

5
Ege@alametifarika· 3ay🇹🇷

İnsan tahammül edemediği gerçeği yok sayar.

4
mehmet mehmet@filinta· 1ay🇹🇷

“Osmanlı fikir erbabının en sevdiği şey gece yarılarına kadar münazara etmek ve fikrinde zerre tereddüt duymadan ertesi sabah kaldığı yerden devam etmektedir. Burası anlamak isteyenlerin, düşünüp dönüşmek isteyenlerin değil, fikrini başkalarına icbar edenlerin ülkesidir"

3
Kerem Aydoğdu@bookmole· 9ay🇹🇷

Sorunu kendinde görmeye başlamak ölümcül bir alışkanlıktır, kendi kendinin kurbanı olmuşsundur.

3
Tunaham@tunaha97· 10ay🇹🇷

Aslına bakılırsa kıyamet meleği epey gecikmişti, çünkü insan kendi cehennemini çoktan yaratmıştı.

3
Tunaham@tunaha97· 10ay🇹🇷

İnsanları endişelendiren, üzüntüye boğan günahkâr olmaları değil, başkalarının kendilerinden daha iyi, daha masum olma ihtimaliydi.

2
Ragıp Koşalar@ragip07· 9ay🇹🇷

Derdim hayat değil. Derdim aşk. Bir nefes fazla alabilirsem onu da aşkım uğruna feda etmek isterim. * Tarık Tufan- Gece Açan Çiçekler

1

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir