Stefan Zweig'ın Dünün Dünyası Bir Avrupalının Anıları kitabı, yazarın kişisel yaşamını 19. yüzyıl sonundan İkinci Dünya Savaşı'na uzanan Avrupa tarihinin büyük dönüşümleriyle birlikte anlatır. Gücünün doruğundaki kıtanın kültürel canlılığı, ilerleme inancı ve kozmopolit çevreleri; savaşların, milliyetçiliğin ve siyasal şiddetin yükselişiyle karşı karşıya gelir. Zweig bu değişimi hem bir yazar hem de ortak bir Avrupa kültürüne inanan gezgin bir tanık olarak kaydeder.
Anılar, eğitim yıllarından koleksiyonculuğa, edebiyat dünyasındaki dostluklardan sürgün duygusuna kadar geniş bir kişisel alanı kapsar. Valéry, Gide, Rodin, Rilke, Pirandello, Croce, Shaw, Wells, Rolland, Freud ve Joyce gibi isimlerle karşılaşmalar, dönemin sanat ve düşünce ortamını canlı portrelerle somutlaştırır. Herzl, Jaurès, Hess ve Goebbels gibi siyasal figürlere ilişkin gözlemler ise kültürel hayatın politik kırılmalarla nasıl kuşatıldığını gösterir.
Dünün Dünyası Bir Avrupalının Anıları, yalnız bir bireyin geçmişe bakışı değildir; güvenli ve bütünlüklü sanılan bir dünyanın parçalanışını yaşayan kuşağın ortak hafızasıdır. Zweig, kaybolan Avrupa fikrini nostaljiyle anarken onun kibirlerini ve ahlaki zaaflarını da gözden kaçırmaz. Kitap, iki dünya savaşı arasındaki tarihsel kopuşu gündelik deneyim, sanat ve dostluklar üzerinden anlamaya imkân veren güçlü bir tanıklık sunar.