
Hiç kimse yol gözleyip bekleyenler kadar kuskulu olamaz; böyle zamanlarda kötü hayaller kalabalık sürüler halinde o kimsenin zihnine doğru saldırr.

Charles Dickens’ın Antikacı Dükkanı romanı, Londra’daki eski eşya dükkânında büyükbabasıyla yaşayan Nell Trent’in güvenli görünen yuvasının borç ve kumar yüzünden dağılmasını anlatır. Büyükbaba, Nell’e iyi bir gelecek sağlama isteğiyle gizlice kumar oynar; tefeci Daniel Quilp’e bağımlı hale gelince dükkânlarını kaybederler. Nell ile büyükbabası yollara düşerken dürüst Kit Nubbles onları bulmaya çalışır, Quilp ise kayıp bir servet söylentisini kendi çıkarı için kullanır. Yolculuk, kenti ve taşrayı birbirine bağlayan farklı toplumsal çevrelerden geçer; her durak Nell’in korunma ihtiyacıyla yetişkinlerin para ve çıkar hesaplarını yeniden karşılaştırır.
Dickens, Nell’in kırılganlığı ile karşılaştığı dünyanın ticari sertliği arasında güçlü bir karşıtlık kurar. Buna karşın roman yalnız acı çeken masum çocuk portresine dayanmaz; Dick Swiveller, Marchioness, gezici göstericiler ve hukuk büroları aracılığıyla mizah ile tehdidi yan yana taşır. Büyükbabanın koruma arzusu, kendi takıntısıyla Nell’i tehlikeye sürüklediği için ahlaki açıdan da karmaşıktır. Antikacı Dükkanı, borcun aile bağlarını nasıl bozduğunu gösterirken şefkatin kurumlarda değil, beklenmedik kişiler arasındaki dayanışmada belirebildiği geniş bir toplumsal panorama kurar.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Hiç kimse yol gözleyip bekleyenler kadar kuskulu olamaz; böyle zamanlarda kötü hayaller kalabalık sürüler halinde o kimsenin zihnine doğru saldırr.

Ruhça yalnızdı; ateşten yanan, yatağında erimekte olan vaslı adama duyduğu bağlılıkta yalnızdı; sınırsız üzüntüsü içinde bir türlü elde edemediši sevgi icinde yalnızdı.

Kahire'de yaşayan Türk önce klasikler
“Hiç kimse yol gözleyip bekleyenler kadar kuskulu olamaz; böyle zamanlarda kötü hayaller kalabalık sürüler halinde o kimsenin zihnine doğru saldırr.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş