
"Beynimizin yaptığımız seçimleri sorgulamamıza sebep olan bir yolu vardır. Ama gerçeği bilen kalbimizdir. Kalbimiz her zaman haklıdır. Sadece onu nasıl dinleyeceğimizi öğrenmemiz gerekiyor."

Sarah Jio'nun Agapi: Ölümsüz Aşk romanında çiçekçi Jane Williams, yirmi dokuz yaşında sıra dışı yeteneğini öğrenir: İnsanların gerçek aşkının biçimini görebilmektedir. Gizemli bir mesaj, otuzuncu yaş gününe kadar Eros, Ludus, Storge, Mania, Pragma ve Agapi olarak adlandırılan altı aşk türünü tanıyıp kaydetmesi gerektiğini bildirir. Jane bu görevi sürdürürken Seattle'daki ailesi ve arkadaşlarının ilişkileri, romantik çekimin yanında dostluk, bağlılık, kıskançlık, hesap ve özveri sınavlarına dönüşür. Gözlemci konumu, başkalarının duygularını okumasına rağmen kendi hayatındaki seçimleri anlamasını kolaylaştırmaz.
Anlatı büyülü gerçekçilik dokunuşunu birbirine bağlanan ilişki öyküleriyle kullanır. Altı tür, kesin bir aşk cetveli olmaktan çok karakterlerin birbirlerine ne verdiklerini ve ne beklediklerini sınayan bir çerçeve kurar. Jane'in çiçeklerle çalışması, görünür güzellik ile duyguların saklı yapısı arasında motif oluşturur. Jio, ideal sevgi arayışını kusursuz eş fikrine indirgemeden, fedakârlık ile kendini silme, tutku ile süreklilik arasındaki farklara odaklanır. Kitabın duygusal karşılığı, sevgiyi tek bir tanıma kapatmak yerine onun insan hayatında aldığı farklı biçimleri karşılaştırmasında belirginleşir.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

"Beynimizin yaptığımız seçimleri sorgulamamıza sebep olan bir yolu vardır. Ama gerçeği bilen kalbimizdir. Kalbimiz her zaman haklıdır. Sadece onu nasıl dinleyeceğimizi öğrenmemiz gerekiyor."
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş