
Tepeye tırmandığımı zannederken aslında bayır aşağı koşmak. Tam böyleydi durum. İnsanların gözünde giderek yükselirken, aynı anda hayat da benden o kadar eksiliyor, ayaklarımın altından çekilip gidiyordu.

İvan İlyiç'in Ölümü, graf Leo Tolstoy’un ölüm, hastalık ve hayatın anlamı üzerine yoğunlaşan en çarpıcı kısa anlatılarından biridir. Kitap, görünüşte düzenli ve saygın bir hayatın, ölüm gerçeğiyle karşılaşıldığında nasıl sorgulanabilir hale geldiğini yalın ama sarsıcı bir anlatımla gösterir.
Yazar graf Leo Tolstoy, İvan İlyiç'in Ölümü içinde büyük olaylardan çok iç hesaplaşmaya, korkuya ve geç kalmış fark edişlere odaklanır. Bu nedenle eser, yalnızca klasik Rus edebiyatı okumak isteyenler için değil, modern insanın başarı, statü ve hakiki yaşam sorularıyla yüzleşmesini izlemek isteyen okurlar için de güçlü bir metindir. Tolstoy’un yalınlığı, metnin felsefi ağırlığını daha da görünür hale getirir.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Tepeye tırmandığımı zannederken aslında bayır aşağı koşmak. Tam böyleydi durum. İnsanların gözünde giderek yükselirken, aynı anda hayat da benden o kadar eksiliyor, ayaklarımın altından çekilip gidiyordu.

Asıl trajedi, kimsenin gerçekten yaşamadığı bir hayatta ölmektir.

Yaşam ve… ölüm! İşte o kadar! Yaşıyordum… bir yaşamım vardı, ama şimdi usulca elimden kayıyor ve ben onu tutamıyorum.