
Evet arkdaşlar Tolstoy’un da dediği gibi, maalesef Anna Karenina öldü, okumayacağım demiştim ama okudum, şu an balkonda sigaramla birlikte boşluktayım…

Anna Karenina, Lev Tolstoy'un aşk, evlilik, sadakat, toplum ve ahlaki çatışma üzerine kurduğu en büyük romanlarından biridir. Kitap, Anna'nın tutkulu aşkı ve bunun Rus aristokrasisi içindeki yıkıcı sonuçları etrafında gelişirken, farklı karakterlerin hayatlarını da geniş bir toplumsal panorama içinde anlatır.
Lev Tolstoy, Anna Karenina'da yalnızca trajik bir aşk hikayesi sunmaz; aile, inanç, kırsal hayat, şehir yaşamı ve bireyin mutluluk arayışı üzerine derin sorular sorar. Romanın karakterleri, insan ruhunun çelişkilerini güçlü bir gerçekçilikle yansıtır.
Anna Karenina; Rus klasikleri, büyük aşk romanları ve toplumsal derinliği olan edebi eserler arayan okurlar için temel kitaplardan biridir.
Bookspace topluluğundan 13 gönderi

Evet arkdaşlar Tolstoy’un da dediği gibi, maalesef Anna Karenina öldü, okumayacağım demiştim ama okudum, şu an balkonda sigaramla birlikte boşluktayım…

“-Nasıl bir hayal kırıklığına uğrattı seni? -O değil, benim kendi duygum uğrattı. Daha büyük şeyler hissedeceğimi sanıyordum.”

Kalbim, aklımın susturamadığı bir gerçeği fısıldıyordu: Ondan kaçmak, kendimden kaçmak demekti.

Bu kitap çok pahalıdır okuduktan sonra bir süre mutluluğunuzu, pişmanlıklarınızı bir kenara bırakıyorsunuz tamamen bomboş bir evrende tek başınıza kalıyorsunuz. İnanılmaz bir etkisi var.

Ruhunun diğer yarısıyla tanıştığında, başkalarıyla neden işlerin yürümediğini anlayacaksın.

Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.

I fell for this book because the plot is dramatic af, pero more than that, grabe how it cracks open the characters’ minds. You get front-row seats to their slow thought spiral and emotional drowning. Wild.

Çocukluğu köyde geçmişti ve köyün kentteki bütün tatsızlıkların çaresi olduğuna, köydeki hayatın güzel olmasa da (Dolli bunu kolayca kabul ediyordu) ucuz ve rahat olduğuna ilişkin bir izlenim edinmişti. Köyde her şey vardı, her şey ucuzdu, her şey alınabilirdi ve çocuklar için de iyi olacaktı. Ama şimdi köye bir ev kadını olarak gelince, bütün bunların hiç de onun düşündüğü gibi olmadığını görmüştü.

Anlıyor musun, yeryüzünde gerçekleşemeyecek bir mutluluk olduğuna karar verdim de gittim.

"Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır." ~Lev Nikolayeviç Tolstoy

Ruhumun bir anda altüst olması ve ona olan sevgimin ve şefkatin yerini sadece ve sadece hıncın, evet hıncın almış olması ne korkunç.
Mutlu aileler birbirine benzerler. Her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.

İnsanlar artık bir arada yaşayamıyor, bu bir gerçek