Hırçın Kız, başına buyruk Katharina'nın çevresindeki insanlar tarafından nasıl tanımlandığını ve onun üzerinde kurulmak istenen denetimi merkeze alır. Oyunun çıkışındaki eski anlatı kalıbı, güçlü iradeli bir kadınla evlenen erkeğin onu “yola getirmesi” fikrine dayanır. Shakespeare bu kalıbı sahneye taşırken evlilik, itaat ve toplumsal beklenti arasındaki gerilimi görünür kılar.
Katharina'nın sertliği yalnız kişisel bir özellik gibi sunulmaz; onu sürekli ölçen, adlandıran ve uygun bir role sığdırmaya çalışan çevrenin bakışıyla birlikte anlam kazanır. Bu nedenle temel soru, bir karakterin değişip değişmemesinden önce, değişim diye sunulan şeyin kimin arzusuna hizmet ettiğidir. Söz düelloları ve çatışmalı ilişkiler, kadın ile erkeğe biçilen rollerin ne kadar doğal, ne kadar kurulmuş olduğunu düşündürür.
İlk kez on altıncı yüzyılın sonunda sahnelendiği tahmin edilen oyun, çok sayıda tiyatro, sinema ve müzikal uyarlamasına kaynaklık etmiştir. Bu uzun sahne hayatı, metnin toplumsal cinsiyet anlayışının farklı dönemlerde yeniden tartışılmasını da sağlar. Hırçın Kız bugün, enerjik sahne hareketinin ardında iktidar, rıza ve evlilik üzerine kolay kapanmayan sorular taşıyan bir eser olarak okunabilir.