
En sevdiğim kitaplardan vazgeçtim, gözlerini kitap yaptım kendime, Çünkü yaşamın bütün zevkleri, bilginin kavradığı her şey, senin gözlerinde...

William Shakespeare'in Aşkın Emeği Boşuna oyunu, kurgusunu ve olay dizisini sistemli karşıtlıklar üzerine kurar. Shakespeare'in lirik dönemine ait sayılan eserde Rönesans bileşimi olarak değerlendirilen uyum, denge, simetri ve disiplin dikkat çeker. Karakterler, düşünceler ve duygular karşılıklı biçimde yerleştirilir; sahne düzeni eşlerin karşı karşıya dizildiği bir açık hava dansını andırır.
Bu simetrik yapı, aşkın vaatleriyle kişilerin koyduğu kurallar arasındaki gerilimi görünür kılar. Sözcük oyunları, kur yapma biçimleri ve birbirini sınayan çiftler, duyguların kolayca disipline edilemeyeceğini gösterir. Başlığın işaret ettiği gibi çaba beklenen sonuca ulaşmaz. Oyun, dönemin komedilerinde sık görülen toplu evlilikle tamamlanmaz ve seyircinin alıştığı kapanışı bilinçli biçimde erteler. Bu gecikme, aşkın hazır kurallara uymayan doğasını ve kişilerin kendileri hakkında öğrendiklerini daha önemli hâle getirir.
Eserin, Shakespeare'in kayıp oyunu Aşkın Emeği Kazandı ile devam etmiş olabileceği düşünülür. Bu ihtimal kesin değildir; yine de açık uçlu sonun edebiyat tarihindeki tartışmasını açıklar. Lirik dil, komik yanlış anlamalar ve çiftler arasındaki söz düellolarıyla desteklenir. Anlatı, biçimsel düzeni korurken aşkın planlara ve toplumsal beklentilere direnç gösteren yanını öne çıkarır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

En sevdiğim kitaplardan vazgeçtim, gözlerini kitap yaptım kendime, Çünkü yaşamın bütün zevkleri, bilginin kavradığı her şey, senin gözlerinde...
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş