Zilif

Zilif

Oruç Aruoba

Yayıncı
Sel Yayincilik
Sayfa
32
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2024

Özet

Bir babanın kızına yönelttiği uzun ve kesintili söz olarak Oruç Aruoba'nın Zilif kitabı, yazmayı hayatla hesaplaşmanın somut bir biçimine dönüştürür. Metin, gelecekte okunmak üzere bırakılan bir mektup gibi ilerler; gündelik anılar, aile içindeki suskunluklar, sevgi, öfke ve pişmanlık aynı hitapta yan yana gelir. Anlatıcı yalnız geçmişi kaydetmez, kendi davranışlarını ve yetişkinlik ölçülerini de kızının ileride kuracağı bağımsız bakışa açar. Böylece mektup, tek yönlü bir öğüt olmaktan çıkarak baba ile çocuk arasındaki mesafenin ve aktarılabilen mirasın sınırlarını araştırır.

Oruç Aruoba'nın parçalı cümleleri ve doğrudan hitabı, düşüncenin tamamlanmış hükümlerden çok yeniden başlayan sorularla ilerlemesini sağlar. Mürekkep ile kan arasında kurulan bağ, yazının hem yaşanmışlığın izi hem de kaybolma ihtimaline karşı bırakılan kırılgan bir kayıt olduğunu düşündürür. Metindeki kişisel ayrıntılar özel bir aile hikâyesine bağlıdır, fakat sorumluluk, sahtelik, sevgi ve kendini tanıma üzerine açılan sorular daha geniş bir etik alan kurar. Kitabın gücü, kesin cevaplar vermesinde değil, bir insanın kendisini en yakınına karşı dürüstçe anlatmaya çalışırken dilin imkânlarını ve eksiklerini birlikte görünür kılmasında yatar.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 6 gönderi

Tülin@felurian· 10ay🇹🇷

Günoşlar arkadaşlar! Uygulamanın kitap okumama etkisi takdire şayan. Sizler için de durum böyle midir? Mutlaka biraz okuyorum, gündüz ve gece. İnsanın farkedilmeye duyduğu ihtiyaç mı dersiniz, yoksa denizin derinliklerinde inci arama avına mı çıkıyorum, bilemiyorum. Güzelliğin büyüsüne kapılıyorum… Oruç Aruoba’nın kızına yazdığı ve beni derinden etkileyen çok kısa -gönül isterdi ki çok daha uzun olsun- bir kitabını önermek isterim size; Zilif. Zamana yarım saatlik bir ara verip okumanızı tavsiye ederim. İnsan bazen yaşamı durdurmak istiyor. İyi günler. Sevgiler.

11
Tülin@felurian· 10ay🇹🇷

Ama, bak, sana, şimdi, buradan, yıllar öncesinden, şimdi, sana, orada, yıllar sonrasında, şunu söylüyorum — bunu söylemek için yazıyorum: Ne mutlu sana ki, insan olmanın acısını çekebiliyorsun, bunca yıl da, çektin — ve ben, yıllar öncesindeki Baban, şimdi, orada, yıllar sonrasında bulunsaydım, yüzümde göreceğin, artık, üzüntü değil, yalnızca gurur olurdu.

10
Tülin@felurian· 10ay🇹🇷

Sen, “dost” sözcüğünü kullanan kaç insanda sahici bir duygu gördün, şimdiye kadar? (Umuyorum benim gördüğümden daha fazlasını gör- müşsündür...)

8
Tülin@felurian· 10ay🇹🇷

“Anımsıyorsundur: Senin için “Benim kızım insan olacak” demiştim. Sen benim bu sözümü o anda beynine kazımış, ama yüzüme de hayretle bakmıştın — o hayretini anımsıyorsun, değil mi? Evet, gururla biraz da övünçle söylemiştim o sözü (babalar çocuklarından kendilerine pay çıkarırlar ya işte…); ama yüzümde bir hüzün, bir üzüntü de görmüştün. Şaşırmıştın; pek bir anlam verememiştin buna. Bugün anlamışsındır — anladığını biliyorum: o huzur ile o hüzün nasıl oluyor da bir arada bulanabiliyorlar; biliyorsun. “

5
Yasin@byyasin34· 10ay🇹🇷

Beni tanımalarını en çok istediğim kişiler, beni en çok yanlış anlayan kişiler oldular.

4
Yasin@byyasin34· 10ay🇹🇷

Başka türlü yapabilmeyi ister miydim, Hayır. Peki o zaman bütün bunları yeniden yaşamak durumunda kalsaydım bunu ister miydim, sanıyorum, Evet..

1

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir