Zamanı Durdurmanın Yolları

Zamanı Durdurmanın Yolları

Matt Haig

Yayıncı
Domingo Yayinevi
Sayfa
328
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2018

Özet

Dışarıdan kırk bir yaşında sıradan bir tarih öğretmeni gibi görünen Tom Hazard, nadir hastalığı nedeniyle yüzyıllardır hayattadır. Matt Haig, Zamanı Durdurmanın Yolları'nda uzun ömrü bir ayrıcalıktan çok kimliğini sürekli saklamayı gerektiren yorucu bir sır olarak ele alır. Tom geçmişte Shakespeare'le aynı sahneyi paylaşmış, Kaptan Cook'la denize açılmış ve farklı çağların değişimine tanıklık etmiştir; buna rağmen istediği şey olağan bir hayattır.

Hayatta kalabilmek için belirli aralıklarla adını, çevresini ve yaşam öyküsünü değiştirmesi gerekir. Geçmişini geride bırakma çabası, biriktirdiği anılar yüzünden hiçbir zaman tamamlanmaz. Onu koruyan temel kural âşık olmamaktır; çünkü sevgi hem sırrını açığa çıkarabilir hem de normal insan ömrünün kaçınılmaz kayıplarını yeniden yaşatabilir. Yeni hayatında kurduğu bağlar, bu güvenli yalnızlığın gerçekten yaşamak sayılıp sayılamayacağını sorgulatır.

Zamanı Durdurmanın Yolları, tarihsel macerayı duygusal bir kimlik arayışıyla birleştiren fantastik bir romandır. Geçmişin canlı tanığı olmak, Tom'a geleceğe nasıl bağlanacağını öğretmeye yetmez. Haig, zamanı yenmenin mutluluğu garanti etmediğini; anlamın süreden çok insanın kiminle ve nasıl yaşadığıyla ilişkili olduğunu gösterir.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 13 gönderi

Fatma Nur🪽@ftmnurr· 10ay🇹🇷

“Hafızamıza en çok, unutmaya çalıştıklarımız kazınır.”

15
Zeynep Çakır@zepps· 10ay🇹🇷

Biz o kadar uzak olduğunu zannederken,geçmişin bu kadar yakında olması tuhaf. Bir cümleden fırlayıp sizi çağırıvermesi tuhaf.

12
Esra@hemdem9· 8ay🇹🇷

"Zamanı durdurmanın ancak hükmünden kurtulmakla mümkün olabileceğinini anlıyorum.Artik ne geçmişimde boğuluyor,ne de geleceğimden korkuyorum "

9
Sezen Aylak@sezenaylak05· 9ay🇹🇷

Kaplumbağaların milliyeti yok. Bayrakları da. Stratejik nükleer silahları da. Kaplumbağalarda terörizm, referandumlar, Çin'le yapılan ticaret savaşları yok. Spor salonunda dinledikleri Spotify listeleri yok. Kaplumbağa imparatorluklarının yükseliş ve düşüşlerini anlatan kitapları yok. Kaplumbağalar internetten alışveriş yapmıyor, kasiyersiz kasaları kullanmıyor. Başka hayvanların ilerlemediği söylenir. Ama insan zihninin de ilerlediği yoktur. Bizler hep o aynı yüceltilmiş şempanzeleriz sadece silahlarımız gitgide büyüyor. Her şey gibi kuanta ve parçacıklardan oluşturumuzu anlayacak bilgiye sahibiz ama buna rağmen kendimizi içinde yaşadığımız evrenden ayırabilmek, kendimizi ağaçlardan, kayalardan, bir kediden ya da kaplumbağadan öte bir anlam yükleyebilmek için elimizden geleni yapıyoruz.

9
Sezen Aylak@sezenaylak05· 9ay🇹🇷

- Tarihi nasıl yaşayan bir şey haline getireceksin? + Tarihi yaşayan bir şey haine getirmeye gerek yok. Tarih zaten yaşayan bir şey. Tarih biziz. Siyasetçiler, krallar ve kraliçeler değil. Tarih herkestir. Her şeydir. Şu kahvedir. Kapitalizmin, imparatorluğun, köleliğin tarihini sadece kahveden söz ederek bile anlatabilirsiniz. Burada oturup kağıt bardaklardan kahve yudumlayabilin diye dökülmüş kan ve çekilmiş sefalet akla ziyandır. Tarih her yerdedir. Sorun insanların bunu fark etmesini sağlamak. Tarih, bir yeri anlamamızı sağlar.

8
aycan@opheliaaa· 2ay🇹🇷

bir amaç arıyordum. insanların yüz yıldan fazla yaşamama nedeninin buna uygun olmamaları olduğunu anlamıştım. yani psikolojik olarak. sanki tükeniyordunuz. geriye devam etmenizi sağlamaya yetecek kadar bir benlik kalmıyordu. kendi düşüncelerinizden sıkılıyordunuz. hayatın kendini tekrarlayışından. bir süre sonra görmediğiniz hiçbir gülücük, bir jest kalmıyordu. dünya düzenindeki her değişiklik önceki değişiklikleri hatırlatıyordu. haberler haber olmaktan çıkıyordu. "haber" sözcüğü komik gelmeye başlıyordu. her şey bir döngüydü. yavaşça dönerek geçmişe doğru giden bir döngü. defalarca, tekrar tekrar aynı hataları yapmaya devam eden insanlara duyduğunuz hoşgörü azalmaya başlıyordu. bir zamanlar nakaratını çok sevdiğiniz ama artık her duyduğunuzda kulaklarınızı parçalamak istediğiniz bir şarkıyı sonsuza kadar dinlemek gibi bir şeydi bu.

7
Sezen Aylak@sezenaylak05· 9ay🇹🇷

Kaliforniya'da bulunan bir Pinus Longeva çamının halkaları yoğun bir çalışmayla sayıldıktan sonra ağacın beş bin altmış beş yaşında olduğu anlaşılmış. O çam ağacı firavunlar zamanından beri hayatta. Truva'nın kuruluşundan beri var. Bronz Çağı'nın, yoganın başlangıcından, mamutlardan beri. Ağaç orada, olduğu yerde sakin sakin durup yavaşça büyür, yaprak çıkarır ve yaprak döker, yine yaprak çıkarırken mamutların nesli tükendi, Homeros Odysseia'yı yazdı, Kleopatra saltanat sürdü, İsa çarmıha gerildi, Siddhartha Gautama sarayından ayrılıp halkının acıları için gözyaşı döktü, Roma imparatorluğu düşüşe geçip çöktü, Kartaca işgal edildi, Çin'de mandalar evcilleştirildi, İnkalar şehirler inşa etti, ben Rose'la birlikte kuyudan su çektim, Amerika kendi kendiyle savaştı, Dünya Savaşları yaşandı, Facebook icat oldu, milyonlarca insan ve başka türde hayvan ne yaptıklarını pek de bilmeden kısacık hayatlarını yaşayıp savaştı, üredi ve mezara gitti ama ağaç hep vardı.

7
Serra@serratus· 10ay🇹🇷

İçindeki mana içimdeki mana'ya saygı gösterdi. 📖 Matt Haig

7
Sezen Aylak@sezenaylak05· 9ay🇹🇷

Aşk, anlamı bulduğun yerdedir. Onunla birlikte geçen yedi yıl, ömre bedeldi. Anlıyor musun? Önceki ve sonraki yılların hepsini alıp o yedi yılın karşısında kefeye koysan hiç şansları olmazdı. Zaman böyle bir şey, değil mi? Aynı kalmıyor. Bazı günler, bazı yıllar bomboş. Hiçbir anlamları yok. Dalgasız deniz gibiler. Derken bir yıl hatta bir gün, bir öğleden sonra yaşıyorsun. İçinde her şey var. Bir ömre bedel oluyor.

6
Ahmet Özbey@aozbey35· 3h🇹🇷

İlk kural AŞK YOK…

5
Sezen Aylak@sezenaylak05· 9ay🇹🇷

Yemek yemeyi, müziği, şampanyayı, Ekim'de nadir görülen güneşli öğleden sonralarını sevmene izin var elbette. Şelale manzaralarını, eski kitapların kokusunu da sevebilirsin ama insanları sevmeyi aklına bile getirme. Duydun mu beni? Sakın insanlara bağlanma ve tanıştıklarına karşı oldukça az şey hissetmeye çalış. Yoksa yavaş yavaş aklını yitirirsin.

5
onurkskn@antioch· 10ay🇹🇷

Lenfer, c'est les autres... (Cehennem başkalarıdır.)

3
onurkskn@antioch· 10ay🇹🇷

Tarihi yaşayan bir şey haline getirmeye gerek yok. Tarih zaten yaşayan bir şey. Tarih biziz. Siyasetçiler, krallar ve kraliçeler değil. Tarih herkestir. Her şeydir. Şu kahvedir. Kapitalizmin, imparatorluğun, köleliğin tarihini sadece kahveden söz ederek bile anlatabilirsiniz. Burada oturup kağıt bardaklardan kahveyi yudumlayabilin diye dökülmüş kan ve çekilmiş sefalet akla ziyandır.

3

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir