
Ne kadar dürüst olursan ol, insanlar ancak kendi gerçeklerine en yakın olan şeyleri görebilir.

Kedisinin ölümü, işini kaybetmesi ve kardeşiyle bağının kopması Nora Seed'i kimsenin ona ihtiyaç duymadığı düşüncesine sürükler. Matt Haig'in Gece Yarısı Kütüphanesi romanında Nora, zamanın ilerlemediği gizemli bir kütüphanede gözlerini açar. Raflardaki her kitap, geçmişte başka bir karar vermiş olsaydı yaşayabileceği farklı bir hayatı içerir. Nora bu kitapları açtıkça başka meslekleri, şehirleri, ilişkileri ve başarı ihtimallerini deneyimler. Ancak her yeni yaşam, uzaktan kusursuz görünen bir seçimin kendi kayıplarını ve sorumluluklarını taşıdığını gösterir.
Fantastik kurulum, pişmanlığı geri dönüşü olmayan bir hüküm olmaktan çıkarıp araştırılabilen bir ihtimaller alanına dönüştürür. Nora'nın aradığı cevap, tek bir doğru kararın nerede saklandığından çok, bir hayatı yaşanmaya değer kılan bağların nasıl kurulduğuyla ilgilidir. Kütüphane görevlisi Bayan Elm, ona seçenekleri gösterir fakat hangi yaşamı benimsemesi gerektiğini söylemez. Bu nedenle yolculuk, dışarıdan başarı ölçütleri ile kişinin kendi anlam duygusu arasındaki ayrımı belirginleştirir. Gece Yarısı Kütüphanesi, alternatif hayatlar fikrini kullanarak seçim, pişmanlık ve mutluluk üzerine sorular soran; umutsuzluktan yeniden bağ kurma isteğine uzanan duygusal bir fantastik romandır.
Bookspace topluluğundan 133 gönderi

Ne kadar dürüst olursan ol, insanlar ancak kendi gerçeklerine en yakın olan şeyleri görebilir.

"Kendime yalnızlıktan daha iyi bir dost bulamadım."

“Belki de her yanlış seçim, bizi doğru yere götürmek için atılmış bir adımdır. Çünkü bazen kaybolmadan, kendini bulamazsın.”

Her seçim yeni bir yaşam başlatır

Ne kadar dürüst olursan ol, insanlar ancak kendi gerçeklerine en yakın olan şeyleri görebilir.

"Tek bir şeyi farklı yapmak çoğu zaman her şeyi farklı yapmak demektir. Tek bir hayatta, ne kadar çabalasak da, yaptıklarımızı tersine çeviremeyiz."

Şuan olmadığım bir yaşamım vardır belki...

İnsanlar şehir gibiydi. Bazı kötü yönleri var diye bütün şehirden nefret edemezdiniz. Sevmediğiniz yanları, birkaç tane tehlikeli ara sokağı ve mahallesi olabilirdi ama bir şehri yaşanır kılan şey iyi yönleriydi. ‘Bazen öğrenmenin tek yolu yaşamaktır.’

İstemek enteresan bir sözcüktür. Yoksunluğu anlatır.

"Hayatın anlamı, her zaman mutlu olmak değildir. Anlam, yaşamaya değer bir hayat sürmekte yatar."

“Mükemmel hayat diye bir şey yok, sadece anlamlı kılabildiğimiz hayatlar vardır.”

Öğrenmenin tek yolu yaşamaktır.
• “Mükemmel hayat diye bir şey yoktur. Çünkü mükemmel hayatı ararken, yaşadığın hayatı kaçırırsın."

Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var, dedi. Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider. Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün... Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?”
Belki de kolay yol yoktur. Yalnızca yollar vardır...

“Küçük şeylerin önemini asla göz ardı etme.”

Ahlakın temelinde merhamet yatar.” Arthur Schopenhauer.

"Hayatın anlamını arıyorsan,hiç yaşamamışsın demektir"

• "Yaşamak, denemektir. Denemeden bilemezsin."

“Ama hiçbir hayatta sonsuza kadar saf bir mutluluk içinde olamayız. Öyle bir hayat olabileceğini düşünmek ancak yaşadığımız hayattaki mutsuzluğumuzu büyütmeye yarar.”

Her gün, her an yeni bir evrene giriyoruz. Boş yere hayatımızın farklı olmasını diliyor, kendimizi başkalarıyla ve kendimizin başka versiyonlarıyla karşılaştırıp duruyoruz ama gerçekte çoğu hayat bir yere kadar iyi ve bir yere kadar kötü
"Kendini sevmediğin sürece, hangi hayatı yaşarsan yaşa mutlu olamazsın. Çünkü mutsuzluğu valiz gibi yanında taşırsın."

İyi insan olmak güzel-rahatlatıcı, güven verici - bir histi. ... "Ahlakın temelinde merhamet yatar," demişti filozof Arthur Schopenhauer iyi bir gününde. Belki hayatın temeli de buydu.

"Hayatı anlamak zorunda değilsin. Yaşaman yeterli."
“İnsanlar şehir gibiydi. Bazı kötü yönleri var diye bütün şehirden nefret edemezdiniz. Sevmediğiniz yanları, birkaç tane tehlikeli ara sokağı ve mahallesi olabilirdi ama bir şehiri yaşanır kılan şey iyi yönleriydi.”
“Hayat yaşamak için, sonsuz olasılıklar arasında kaybolmak için değil. Her seçim bir kayıptır ama aynı zamanda bir kazançtır.”
“Gökyüzü kararır Mavi siyaha döner Yıldızlar yine de kafa tutar Parlar senin için”
“Fikrini sormayacağınız insanların eleştirilerinden etkilenmeyin." Matt Haig”
“…kendime yalnızlıktan daha iyi bir dost bulamadım.”
“Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş