
Yüksek Ökçeler, Hatice Hanım'ın gündelik alışkanlıkları üzerinden görünüş ile gerçek arasındaki mesafeyi hicveder. On üç yaşında, kendisinden çok yaşlı ve zengin bir erkekle evlendirilmiş olan Hatice Hanım, bu deneyimin ardından erkeklerden uzak durmayı seçer. Batılı görünme isteği ise özellikle yüksek ökçeli ayakkabılara duyduğu merakta belirginleşir.
Ömer Seyfettin, Tanzimat edebiyatında sıkça işlenen yüzeysel Batılılaşma konusunu tek bir eşya çevresinde somutlaştırır. Ökçelerin çıkardığı ses ve bedende yarattığı rahatsızlık, Hatice Hanım'ın ev düzenini algılama biçimini de etkiler. Şekle verilen önem arttıkça, çevresindeki insanların ve kendi kabullerinin gerçeğini görme ihtimali daralır.
Hikâyenin sosyal eleştirisi yalnız moda merakına yönelmez. Çok genç kadınların yaşlı erkeklerle evlendirilmesini mümkün kılan düzen, Hatice Hanım'ın korkularını ve tepkilerini biçimlendiren daha derin bir çarpıklık olarak durur. Ayakkabının sesi, evde saklananları açığa çıkaran güçlü ve sürekli yinelenen ironik bir işarete dönüşür. Yüksek Ökçeler, insanın huzuru bazen görmemeyi seçerek kurup kuramayacağını sorarken mizahını küçük davranışlardan, ev içi ayrıntılardan ve kendini kandırmanın rahatlığından üretir.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş