
Efruz Bey, tek bir çizgide ilerleyen kusursuz bir kahramandan çok, dönemin değişen havasına göre biçim alan tanıdık bir insan tipidir. Kendisine açılan her yeni imkânı değerlendirmeye çalışan, düşüncelerini günün şartlarına uyduran bu karakter; beş ayrı hikâyenin merkezinde özgürlükten Türkçülüğe, serbest girişimcilikten eğitim ve dil meselelerine uzanan alanlarda görünür. Onu ilgi çekici kılan, yalnız söyledikleri değil, söyledikleriyle kendi konumu arasındaki mesafedir.
Ömer Seyfettin, II. Meşrutiyet'in ilanını izleyen hareketli siyasal ve kültürel ortamı Efruz Bey'in davranışları üzerinden ele alır. Farklı ideolojiler ile onların ateşli taraftarları, karakterin değişken tutumunda mizahi bir karşılık bulur. Efruz Bey böylece belirli bir görüşün sözcüsü olmaktan çıkar; yeni dengelerden yararlanmayı bilen, her devrin diline çabucak uyum sağlayabilen “günün adamı”na dönüşür.
Romanın eleştirisi doğrudan hükümler vermekten çok, okuru güldüren çelişkiler aracılığıyla işler. Efruz Bey'e dışarıdan bakmak kolaydır; asıl rahatsız edici olan, onda “hepimizden bir parça” bulunabileceği düşüncesidir. Bu karakter odağı, yüz yıl önceki tartışmaları tarihsel bir dekor olmaktan çıkarıp fırsatçılık, fikir modaları ve toplumsal kendini aldatma üzerine canlı bir sorgulamaya açar.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş