
“İnsanlar konuşuyor, ama kimse kimseyi dinlemiyor.”

Madam Ranevskaya, ülkesinden uzakta geçirdiği beş yılın ardından kızıyla birlikte aile evine döner. Dönüşü bir kavuşmadan çok, uzun süredir ertelenen mali çöküşle karşılaşmadır. Savurganlık yüzünden servetini tüketen aile, çalışanlarının ücretlerini bile ödeyemezken eski eğlence alışkanlıklarından vazgeçmez. Borç büyüdükçe ellerinde kalan son önemli varlık olan vişne bahçesi de tehlikeye girer. Bahçeyi korumak, yalnız bir mülkü değil, ailenin geçmişini ve toplumsal konumunu korumak anlamına gelir; ancak Ranevskaya ile çevresindekiler değişen koşullara uygun karar almakta zorlanır.
Anton Pavloviç Çehov, Vişne Bahçesi'nde serfliğin kaldırılmasından sonra çözülmeye başlayan aristokrasi ile güç kazanan orta sınıfı aynı evin çevresinde karşı karşıya getirir. Ailenin duygusal bağlılığı, ekonomik gerçekliğin önüne geçtikçe kayıp kaçınılmazlaşır. Çehov oyunu bir aile dramı olarak kurmasına rağmen komedi, hatta yer yer fars olarak tanımlar; karakterlerin acısı ile davranışlarındaki gülünçlük aynı sahnede bulunur. Bu ton, değişimi anlayamayan insanların trajedisini ağır bir melodrama dönüştürmeden görünür kılar. Vişne Bahçesi, bir dönemin kapanışını miras, sınıf, para ve hatıra çatışmaları üzerinden anlatan; toplumsal dönüşümü gündelik konuşmalar ve ertelenmiş kararlarla sahneye taşıyan modern bir tiyatro klasiğidir.
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

“İnsanlar konuşuyor, ama kimse kimseyi dinlemiyor.”

“Hayat geçti, sanki hiç yaşamamışım gibi.” “İnsanlar konuşuyor ama kimse kimseyi duymuyor.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş