
bitirdikten sonra biraz duvara baktıran kitaplardan.. kısa ama etkisi uzundu…

Altıncı Koğuş, Anton Pavloviç Çehov’un insan ruhunu, kurumları ve ahlaki körlüğü kısa ama sarsıcı bir yoğunlukla anlattığı eserlerinden biridir. Bir taşra hastanesinin atmosferi üzerinden akıl, özgürlük, acı ve toplumun dışına itilme gibi temalar yavaş yavaş derinleşir.
Anton Pavloviç Çehov’un yalın anlatımı, Altıncı Koğuş’u yalnızca psikolojik bir hikâye değil, insanın başkasının acısına ne kadar yaklaşabildiğini sorgulayan bir metin haline getirir. Klasik Rus edebiyatında kısa hacimli ama etkisi uzun süren okumalar arayanlar için güçlü ve düşünsel bir seçenektir. Bu nedenle eser, turu ve yazari uzerinden guclu bir okuma haritasi arayanlara anlamli bir giris sunar.
Bookspace topluluğundan 9 gönderi

bitirdikten sonra biraz duvara baktıran kitaplardan.. kısa ama etkisi uzundu…

seni iki kere okudum ve 2026 yilinda yine okumak istiyolum

"Sıradan insan iyiyi ya da kötüyü dışarıdan, yani bir atlı arabadan ya da bir çalışma odasından bekler. Düşünen insan ise kendinde bulur."

İnsanlar binlerce yıldır milyonlarca kitap yazmışlar ama hâlâ kötülüklerin nedenini bulamamışlar, sadece acı çekmeyi öğrenmişler.

Her türlü zorbalığın toplum tarafından makul ve yerinde bir gereklilik olarak karşılandığı, beraat kararı gibi her türlü merhamet göstergesinin toplumda tatminsizlik ve intikam duyguları uyandırdığı bir dünyada adaleti düşünmek gülünç değil midir?

“Yalnız kalmadan hakiki mutluluğu bulmak mümkün değildi.” demiş Cehov ya da mümkün müdür?

"Belki de insanın sahip olduğu tek şey, sahip olmadığı şeylerdir." (Altıncı Koğuş)

Gündüzleri odanın içinde pencereden pencereye dolaşıp durur ya da Türk usulü bağdaş kurarak yatağında oturup şakrakkuşu gibi ara vermeksizin ıslık çalar, sessizce şarkı söyler, kendi kendine kıkırdar.

Kitabı okuyunca aklıma şunlar geldi: .Empatiden yoksun insanlar . Neyinize yetmiyor bu para , şükret diyenler İşte böylelerinin hitap ettiği kesimi anlaması için hitap ettiği insanların durumuna düşmesi lazım.