Yaşar Kemal'in Üç Anadolu Efsanesi Köroğlunun Meydana Çıkışı, Karacaoğlan, Alageyik kitabı, Anadolu'nun üç tanınmış halk anlatısını yazarın özgün diliyle yeniden kurar. Köroğlu, Karacaoğlan ve Alageyik efsaneleri aynı ciltte buluşur. Bu seçim, Yaşar Kemal'in halk söylencelerine duyduğu hayranlığı ve anlatımını besleyen kültürel toprağa bağlılığını gösterir. Efsaneler geçmişten taşınan sabit metinler gibi değil, yaşayan anlatı geleneğinin parçaları olarak ele alınır.
Yazarın sözlü kültürle ilişkisi çocukluk yıllarından itibaren gelişir. Ağıtlar, türküler, koşmalar, destanlar, tekerlemeler ve Çukurova'nın uyaklı ya da uyaksız söz çeşitleri onun için yalnız folklor malzemesi değildir. Bunları toplamak, kaybolma tehlikesindeki ortak bir dili ve hafızayı koruma sorumluluğudur. Dağ bayır dolaşarak duyduğu sözleri kaydetmesi, edebî üretiminin temel kaynaklarından birini oluşturur.
Üç anlatı, Anadolu âşık-hikâyecilerinin destansı geleneğiyle modern yazılı edebiyat arasında bağ kurar. Yaşar Kemal efsaneleri aktarırken sözlü anlatının ritmini, doğayla ilişkisini ve toplumsal hafızasını korur. Çalışma, bereketli Çukurova kültürüne ödenen bir vefa borcu olduğu kadar halk anlatılarının yeni okurlara ulaşmasını sağlayan edebî bir yeniden yazımdır.