Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak

Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak

Ziya Gökalp

Yayıncı
Ötüken Neşriyat A.Ş.
Sayfa
88
Dil
Türkçe
Yayın yılı
1992

Özet

Ziya Gökalp, Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak eserinde ulusal kimlik, din ve çağdaşlaşmanın birbirini dışlayan yönelimler olmadığını savunur. Türkçülüğü kültürel aidiyetin, İslam'ı ahlaki ve toplumsal dayanışmanın, muasırlaşmayı ise bilimsel yöntem ile teknik gelişmenin alanı olarak ele alır. Batı'dan alınması gerekenin taklit edilmiş bir hayat tarzı değil, pozitif bilim ve üretim gücü olduğunu vurgular. Halk edebiyatına verdiği önem de ulusal kültürün saray çevresinin sınırlarını aşması gerektiği düşüncesine bağlanır.

Gökalp'in toplum modeli, Émile Durkheim'ın dayanışma yaklaşımından izler taşır. Bireyi tek ölçü sayan liberalizm ile sınıf çatışmasını merkeze alan Marksizm karşısında meslek örgütleri üzerinden kurulacak bir toplumsal denge arar. Türkiye Türkçülüğünden Oğuzculuk ve Turancılık ülküsüne uzanan hedefleri, yakın siyasal programla uzak kültürel ideali ayırarak tartışır. Metin, farklı aidiyetleri tek bir modernleşme tasarısında birleştirmeye çalışırken milli edebiyatın ve ortak dilin kurucu rolünü öne çıkarır. Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak, Osmanlı'nın son dönemindeki kimlik tartışmalarını sistemli bir fikir çerçevesine dönüştüren kısa bir düşünce kitabıdır. Kavramların sınırları, ortak bir siyasal ve kültürel yöneliş içinde açıklığa kavuşur.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 4 gönderi

Gültaze@cumlesonu· 5ay🇹🇷

Hangi memlekette hükûmet, memurlar sınıfına dayanırsa orada hükûmet daima zayıftır. Çünkü azledilmiş memurlar iş başına geçmek, atanan memurlar daha yüksek bir mevkiye yükselmek için daima mevcut hükûmeti düşürmeye çalışırlar.

8
Eren@reseph· 11ay🇹🇷

Dört yıllık deneme bize gösterdi: Sırf uyrukların bir arada tutulması amacıyla, "Ben Türk değilim, Osmanlıyım," diyen Türkler, uyruklarını ne yolda anlaşmaya razı edebileceklerini, sonunda pek acı biçimde anladılar. Ulusallık duygusunun egemen olduğu bir memleketi, ancak ulusallık zevkini benliğinde duyanlar yönetebilirler.

5
Eren@reseph· 11ay🇹🇷

Bireyler, ülkülü oldukları dakikalarda ruhları şiddetli bir esrime ile dolar. Aşırı, taşkın, şiddetli bir hayat yaşarlar; çılgın bir coşkunun içine dalarlar. Bireylerin bu anda yüreklerinde duydukları duygu "kutsallık" duygusudur.

4
Eren@reseph· 11ay🇹🇷

Bir kavmi yutmak için parçalamalıdır; bir ulusu parçalamak için de, önce dilini parçalamak gerekir. Bunu yapanların kimileri bilerek yapıyorlar; kimileri de bilmeden yapıyorlar.

3

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir