
1940'ların Ankara'sında memur Nuri, bürokrasinin tekdüze günleri ile mutsuz evliliği arasında sıkışmış bir hayat sürer. Nedret'le karşılaşması, uzun zamandır bastırdığı yakınlık ve değişim arzusunu yeniden uyandırır. Ne var ki Nedret de kendi evliliğinin sınırları içindedir. Oktay Akbal'ın Suçumuz İnsan Olmak romanı, iki insan arasında gelişen platonik ve yasak yakınlığı, gündelik sorumlulukların aşılması kolay olmayan ağırlığı içinde ele alır.
Nuri ile Nedret'in duyguları, onları hemen başka bir hayata taşıyacak romantik bir kaçış sunmaz. Her görüşme, kişisel mutluluk isteğiyle eşlere, aileye ve yerleşik düzene karşı duyulan sorumluluğu yeniden karşı karşıya getirir. Ankara'nın resmi ve ölçülü atmosferi, karakterlerin söyleyemedikleri sözlerle uyumlu bir arka plan oluşturur. Bürokratik alışkanlıklar yalnız iş hayatını değil, insanların duygularını ifade etme biçimini de daraltır.
Suçumuz İnsan Olmak, sevme ihtiyacını ahlaki yargılara indirgemeden inceleyen duyarlı bir romandır. Akbal, karakterlerini suçlu ya da masum ilan etmek yerine onların kararsızlıklarına, umutlarına ve kendilerine karşı dürüst olma çabalarına yaklaşır. Eser, insanın kurduğu düzenle içinden yükselen arzu çatıştığında özgürlüğün ne anlama geldiğini sorar; büyük kararların öncesindeki sessiz duygusal gerilimi sade bir dille taşır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş