
Dudakların,tanrının yarattığı pembe çikolatalardı..

Ailesinin nedenini açıklamadığı sevgisizliğiyle büyüyen Nehir, yaşadığı acıları unutmak için âşık olmayı çözüm olarak seçer. Solucan 1 - Umut'ta sevgi, kendiliğinden gelişen bir yakınlıktan önce bilinçli bir kurtuluş planıdır. Nehir beş maddelik bir liste hazırlar ve kendisinin “ışık” olabileceği kişiyi aramaya başlar. Doğru insanı bulduğunda aşkın geçmişteki bütün eksikleri kapatacağına neredeyse emindir.
Kıvanç'ı bir çocuk parkında bulur. Bu karşılaşma, Nehir'in titizlikle kurduğu planın hesaplayamadığı değişimleri başlatır. Kıvanç'a yönelttiği “Sana ışık olmama izin verir misin?” sorusu, hem yakınlaşma isteğini hem de ilişkide üstlendiği kurtarıcı rolünü açığa çıkarır. Nehir başkasının hayatını aydınlatmaya çalışırken kendi ihtiyaçlarını, korkularını ve aileden taşıdığı yaraları da yeniden görmek zorunda kalır.
Zeynep Sey serinin ilk kitabında umut fikrini romantik bir vaat kadar kırılgan bir beklenti olarak ele alır. Nehir'in aşkı acıdan kaçış yolu sayması, Kıvanç'la kurduğu bağın üzerine ağır bir anlam yükler. Çocuk parkında başlayan yakınlık, iki gencin birbirini ideal bir çözüm yerine gerçek bir insan olarak tanıyıp tanıyamayacağı sorusuna açılır. Anlatı, sonraki gelişmeleri ele vermeden sevgi arayışı ile öz değer arasındaki gerilimi öne çıkarır.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Dudakların,tanrının yarattığı pembe çikolatalardı..

“Ben maviyim, sen siyahsın.” dedim. Aldığım titrek nefesin ardından, “Mavi özgürlüğü, siyah ise sonsuzluğu temsil eder.” diye devam ettim. Dilini bir kez şaklattıktan sonra, “Doğru, ben siyahım ve sen de mavisin ama bir yerde yanlışın var Solucan dedi ve kısa bir süreliğine duraksamanın ardından devam etti. “Siyah sonsuzluğu değil, ölümü ve mavi ise özgürlüğü değil, umudu temsil eder...”

It was worth my curiosity
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş