
Yedi köyde güzelliği, zarafeti ve sağlam karakteriyle tanınan Sıdıka, on yedi köyün sahibi Saraylı Küçük Bey ile evlendirilir. Genç kadının bu evlilikten beklediği mutluluk kısa sürer. Büyük hanenin düzeni ve otoriter kayınvalidesinin gözetimi, Sıdıka'nın hayatını daraltırken kocasıyla arasındaki yakınlık giderek acıya dönüşür. Toplumsal konumu güvenli görünse de kendi duyguları ve seçimleri üzerinde söz sahibi olamaz. Evliliğin baskısı, çevresinin hayran olduğu genç kadını içeride yalnız ve mutsuz bırakır.
Naşide Gökbudak, Sıdıka Hanım'da güzellik ile talih arasındaki sert karşıtlığı aile ve yöre düzeni üzerinden kurar. Sıdıka bu sırada dönemin tanınmış bir şairine duygusal bir aşkla bağlanır; ancak bu ilişkiyi yaşama ihtimali de geleneklerin ve sorumlulukların sınırına çarpar. Harput'un sarp kayaları, vazgeçmek zorunda kaldığı aşkın ve içine kapattığı duyguların simgesine dönüşür. Roman, Sıdıka'nın acısını tek bir mutsuz evliliğe indirgemeden kadınların aile içindeki konumunu, itaat beklentisini ve duygusal özgürlük arzusunu inceler. Sıdıka Hanım, kişisel trajediyi yerel toplumsal yapı, aşk ve aile baskısıyla birleştiren; güçlü görünen bir hayatın içindeki derin mutsuzluğu izleyen dramatik bir romandır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş