
Kâğıt oyunları çevresinde düzenli olarak buluşan yedi kadın, zamanla eğlence sınırını aşan bir alışkanlığın içinde birbirlerinden ve kendi geçmişlerinden kaçmaktadır. Karlı, fırtınalı bir İstanbul gününde yollar kapanıp elektrikler kesilince grup Çengelköy'deki bir köşkte mahsur kalır. Her zamanki oyun sürdürülemez hâle geldiğinde bu kez farklı bir masa kurulur: Kadınlar karanlıkta sırayla hayat hikâyelerini anlatmaya başlar. Dışarıdaki fırtına, yıllardır bastırılan anıların ve soruların ortaya dökülmesi için kapalı bir alan yaratır.
Naşide Gökbudak, Kaç Yıl Geçti Aradan'da ortak bir gecenin çerçevesi içine yedi ayrı yaşam yerleştirir. Kadınların evlerinden uzaklaşma ve masa başında geçmişlerini unutma isteği, anlattıkları öyküler ilerledikçe yeni anlamlar kazanır. Büyük aşklar, hüsranlar, korkular, çaresizlikler ve silinemeyen acılar, görünüşte birbirine benzeyen gündelik hayatların ne kadar farklı deneyimler taşıdığını gösterir. Oyun arkadaşlığı, itiraflarla birlikte daha derin bir dayanışma ve yüzleşme alanına dönüşür. Roman, kadınların hikâyelerini tek bir kahramanın çevresinde toplamak yerine çok sesli bir yapı kurar. Kaç Yıl Geçti Aradan, alışkanlık, kaçış ve dostluk temalarını kar fırtınasında geçen bir anlatı gecesiyle birleştiren; saklı hayatların ortak bir masada açıldığı çerçeve romandır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş