Paulo Coelho'nun Şeytan ve Genç Kadın romanı, dış dünyadan kopuk Viscos köyüne gelen yabancının, bir cinayet işlenmesi karşılığında köylülere altın teklif etmesiyle başlayan ahlaki sınavı anlatır. Yabancı, geçmişindeki kaybın ardından insanın özünde iyi mi kötü mü olduğunu kanıtlamak ister; genç Chantal Prym ise teklifi köye iletmekle onu reddetmek arasında kalır. Kısa süre içinde bireysel korkular, yoksulluk ve ortak çıkar duygusu köyün karar mekanizmasını dönüştürür.
Roman, iyilik ve kötülüğü sabit kişilik özellikleri gibi sunmak yerine, baskı altında verilen kararlar üzerinden tartışır. Altın, maddi ödülün ötesinde insanların kendileri hakkında kurduğu anlatıları sınayan bir araç hâline gelir. Alegorik yapı karakterleri bilinçli biçimde büyük ahlaki soruların çevresinde toplarken Chantal'ın konumu, bireysel sorumluluk ile topluluk baskısı arasındaki gerilimi somutlaştırır.
Köyün kapalı toplumsal düzeni, söylenti ve çoğunluk kararının bireysel vicdan üzerindeki etkisini büyütür. Yabancının deneyi ile Chantal'ın seçimi arasındaki karşıtlık, kötülüğün dışarıdan gelen tek bir güç gibi açıklanmasını engeller. Gerilim, her karakterin ortak karara hangi gerekçeyle katıldığında yoğunlaşır.