
“Yaşamın sıcak tadına vardığımı biliyorum büyük şölenlerde,yeşil fincanlar ve altın takımlar kullandığımı.Sevgilimden yansıyan ebedi ışığın apak bir sağanak halinde,kısacık ve çoktan unutulmuş bir zaman içinde gözlerime dolduğunu.”

Konserveciliğin zirvede olduğu 1930'lar California'sında küçük bir sokak, birbirinden farklı insanların ortak dünyasına dönüşür. Sardalye Sokağı'nda fabrika işçileri, sanatçılar, bilim insanları, seks işçileri ve serseriler aynı çevrede yaşar. John Steinbeck, memleketinden esinlenen bu renkli mekânı çelişkileri, kavgaları ve gündelik dayanışmalarıyla anlatır.
Mack'in başını çektiği aylak takım, düzenli çalışma ve sıradan hayat fikrine inatla direnir. Sistemin dışında kalmayı, sömürü çarklarına katılmamayı ve ihtiyaç duydukları kadarıyla yetinmeyi seçerler. Bu tercih onları kusursuz kahramanlar yapmaz; hata yapar, coşar, hayata küser ve yeniden birbirlerine dönerler. Sokağın canlılığı, farklı kişilerin zayıflıkları ve cömertlikleriyle oluşur.
Sardalye Sokağı, yoksulluğu yalnız acıma nesnesi olarak göstermeyen bir topluluk romanıdır. Steinbeck, alışılmış başarı ölçülerinin dışında yaşayan insanların dostluk ve dayanışma sayesinde kurduğu değeri görünür kılar. Konserve fabrikalarının ekonomik düzeni ile sokağın özgür ruhu arasındaki karşıtlık, eserin toplumsal eleştirisini besler. Gerçek hayattan güçlü izler taşıyan renkli karakterler, gündelik olayların içinde hem komik hem sarsıcı, sıcak ve kalıcı bir insanlık tablosu oluşturur.
Bookspace topluluğundan 5 gönderi

“Yaşamın sıcak tadına vardığımı biliyorum büyük şölenlerde,yeşil fincanlar ve altın takımlar kullandığımı.Sevgilimden yansıyan ebedi ışığın apak bir sağanak halinde,kısacık ve çoktan unutulmuş bir zaman içinde gözlerime dolduğunu.”

“Sözcük, insanları ve manzaraları, ağaçları, bitkileri, fabrikaları ve Pekin cinsi köpekleri yalayıp tutan bir simge ve zevk aracı.”

“Olaya karşı erdemlilik taslayanların çoğu, erdem denen malzemeyi uzun zaman önce yitirmiş olanlardı.”

“İnsanlarda hayranlık duyduğumuz şeyler, kibarlık ve cömertlik, açık kalplilik, dürüstlük, anlayış ve duygudaşlık gibi nitelikler, aynı zamanda sistemimizdeki arızanın da ayrılmaz parçaları. Nefret ettiğimiz özellikler, kurnazlık, hırs, açgözlülük, gaddarlık, bencillik ve menfaatçilik ise başarının anahtarları. İnsanoğlu ilkinin kalitesine hayranlık duyarken, ikincinin meyvesine bayılıyor.”

“İnsanlarda hayranlık duyduğumuz şeyler, kibarlık ve cömertlik, açık kalplilik, dürüstlük, anlayış ve duygudaşlık gibi nitelikler, aynı zamanda sistemimizdeki arızanın da ayrılmaz parçaları. Nefret ettiğimiz özellikler, kurnazlık, hırs, açgözlülük, gaddarlık, bencillik ve menfaatçilik ise başarının anahtarları. İnsanoğlu ilkinin kalitesine hayranlık duyarken, ikincinin meyvesine bayılıyor.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş