Ben kendimden geçtikçe kendime gelirim Yücelere çıkar, alçalmayı bilirim. Daha da garibi, varlığın şarabıyla Ne kadar ayık da olsam sarhoş gibiyim

Ömer Hayyam'ın dört dizelik şiirleri, insanın dünyadaki yerini kesin cevaplardan çok açık sorularla araştırır. Rubâîler'de varoluş, Tanrı, aklın sınırları, devlet ve toplumsal düzen gibi geniş konular kısa fakat yoğun bir biçimde ele alınır. Hayyam, kendi çağının kabullerini değişmez kurallar saymak yerine her düşünceyi kişisel muhakemenin sınavından geçirir. Bu tavır, şiirlerde dogmatik bir öğretiden ziyade kuşkuya, düşünsel özgürlüğe ve hayatın geçiciliğini kavrama çabasına dayanan hareketli bir ses oluşturur.
Rubai biçiminin sıkılığı, kapsamlı felsefi meseleleri birkaç dizede karşı karşıya getirmesine imkân verir. Bir dörtlük inanç ile sorgulamayı yan yana getirirken bir başkası bireyin toplumsal kurallarla ilişkisini tartışmaya açabilir. Şiirlerin tarihsel zemini, felsefe ve bilimin canlı olduğu Selçuklu dönemi düşünce ortamıdır; fakat sorular belirli bir döneme kapanmaz. Hayyam'ın doğrudan ve sınır tanımayan akıl yürütmesi, okurun hazır hükümleri yeniden gözden geçirmesini sağlar. Rubâîler, tek çizgili bir felsefe kitabından çok yaşam, bilgi ve özgürlük üzerine birbirini tamamlayan şiirsel düşünce parçalarından oluşan bir koleksiyondur. Bu yoğunluk, her rubaiyi bağımsız bir düşünme alanına dönüştürür.
Bookspace topluluğundan 5 gönderi
Ben kendimden geçtikçe kendime gelirim Yücelere çıkar, alçalmayı bilirim. Daha da garibi, varlığın şarabıyla Ne kadar ayık da olsam sarhoş gibiyim

Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz İki başımız var, bir tek bedenimiz. Ne kadar dönersem döneyim çevrende Er geç baş başa verecek değil miyiz?

İbrahim içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim güneş buzdan evimi yıktı koca buzlar düştü putların boyunları kırıldı İbrahim güneşi evime sokan kim asma bahçelerinde dolaşan güzelleri Buhtunnasır put yaptı ben ki zamansız bahçeleri kucakladım güzeller bende kaldı İbrahim gönlümü put sanıp kıran kim

“Akıl susmuş, meydan cehalete kalmış, Körler yol gösterir olmuş bu çağda. Delilik tahta çıkmış baş köşeye, Bilgelik ise sürgünde, sessiz ve yalnız.” Ömer Hayyam, Rubailer

Kim demiş haram nedir bilmez Hayyam? Ben haramı helalı karıştırmam: Seninle içilen şarap helaldir, Sensiz içtiğimiz su bile haram. 245. Rubai - Ömer Hayyam
“Dedim: Artık bilgiden yana eksiğim yok; Şu dünyanın sırrına ermişim az çok. Derken aklım geldi başıma, bir de baktım: Ömrüm gelip geçmiş, hiçbir şey bildiğim yok.”
“Asıl sorun içip içmemek değil, yüzyıllarca büyük günahların hepsini yüzleri kızarmadan işledikleri halde İslam dinini "namaz kıl, oruç tut, içki içme" gibi ilkelerde toplamaya çalışan görevci, çıkarcı müslümanlık…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş