
Latif, annesiyle kardeşlerini memlekette bırakıp para kazanmak için babasıyla büyük şehre gelir. Samad Behrangi'nin Püsküllü Deve öyküsü, bu çocuğun şehirde geçirdiği tek bir günü ve yoksulluğu yeni bir gözle fark edişini anlatır. Bir oyuncakçı vitrininde gördüğü püsküllü deve, Latif'in kısa sürede bağlandığı bir hayale dönüşür. Karnını doyurmak ve devenin sırtında şehri dolaşmak gibi sade istekleri, çevresindeki bollukla kendi hayatındaki eksiklik arasındaki uçurumu daha belirgin kılar.
Oyuncak deve, satın alınacak bir eşyadan fazlasını temsil eder; Latif'in özgürce gezme, görülme ve çocukluğunu yaşayabilme arzusuna eşlik eder. Şehrin kalabalığı içinde bazı insanların her şeye sahipken başkalarının aç kalması, öykünün adalet sorusunu oluşturur. Behrangi geleneksel masal duygusunu modern yoksulluk deneyimiyle birleştirir ve toplumsal eşitsizliği çocuğun somut ihtiyaçları üzerinden anlatır. Püsküllü Deve, büyük açıklamalar yerine bir vitrin, bir oyuncak ve açlık duygusu çevresinde ilerleyen; düşünmeyi, sorgulamayı ve daha adil bir hayat istemeyi çocuk okurun deneyimine yaklaştıran kısa bir anlatıdır. Baba ile oğlun şehre geliş amacı, çocuğun istekleriyle yetişkinlerin geçim zorunluluğu arasındaki mesafeyi de açık eder.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş