
Küçük mucizeleri kabul ettiğimiz zaman kendimizi büyük mucizeleri hayal edebilecek yeterlilikte hissederiz.

Paperback. 13,00 / 19,50 cm. In Turkish. 432 p. "Oyunculluk uçarilik degil, bilgeliktir" diyerek çilginlik derecesinde "oyuncul" romanlar yazan Tom Robbins, bu romanda insanin dogayla iliskisinin kopma sürecinin anlatildigi düssel/tarihsel bir yolculuga çagiriyor bizi. Bati'dan Dogu'ya, oradan da Yeni Dünya'ya uzanan, ölümsüzlügü kovalayan ve yüzyillar süren bir yolculuktur bu. Bati, aci çekmeyi seven, mantiga, bireycilige ve üretime tapinanlarin diyaridir. Dogu, aska, bos zamana, münzevilige, bilinmezlige hayatinda yer veren insanlarin yasadigi su ve parfüm diyaridir. Yeni Dünya'da ise sadece "basari" ve hirs vardir. Yolculugun en ilginç kisisi ise keçi ayakli, zevk ve bereket tanrisi Pan'dir. Pan, insanlarin duygulari ile düsünceleri arasina duvar çekmeleri; yasamak yerine, cennete kabul edilmek ve dogayi tahakküm altina almak için çalismalari; dans, müzik ve askla ilgilenmek yerine, dogru ve yanlisla ugrasan Aristo, Isa ve Descartes'a inanmalari ile gücünü yitiren bir tanridir. Son yillarin önemli yazarindan bir basyapit okumak isteyenler için...
Bookspace topluluğundan 5 gönderi

Küçük mucizeleri kabul ettiğimiz zaman kendimizi büyük mucizeleri hayal edebilecek yeterlilikte hissederiz.

Doğmak ve ölmek kolaydı. Zor olan hayatın kendisiydi.

Kendi gemine kaptanlık edemiyorsan, hangi yanlış limana vardığına şaşırmamalısın.

Eğer arzu, ıstırabı getiriyorsa, belki akıllıca arzu etmediğimizdendir ya da arzu ettiğimiz şeyi ustaca elde etmesini bilmediğimizdendir.

"Ölüm herkesin çorbasındaki sinektir."