Akaki Akakiyeviç, günlerini aynı belgeleri kopyalayarak geçiren, çevresindeki memurların alaylarına sessizce katlanan silik bir devlet görevlisidir. Eski paltosu Rusya'nın sert kışına artık dayanamaz hale gelince, onun için sıradan görünen bir ihtiyaç hayatının merkezine yerleşir. Nikolay Gogol'ün Palto öyküsü, yeni bir palto alabilmek için gündelik harcamalarını kısan bu yalnız adamın küçük hedefini büyük bir toplumsal sınava dönüştürür.
Palto yalnızca soğuktan korunma aracı değildir. Akaki'nin çalışma arkadaşları tarafından görülmesini, kısa süreliğine de olsa başka türlü muamele görmesini sağlayan bir statü işaretine dönüşür. Bu değişim, bürokratik çevrenin insan değerini kişiliğe değil görünüşe ve mevkiye göre ölçtüğünü açığa çıkarır. Kahramanın sevinci ile kırılganlığı aynı nesnede birleşir.
Gogol, yoksulluk ve dışlanmayı keskin bir ironiyle anlatırken gerçekçi bürokrasi gözlemlerini fantastik bir tedirginlikle yan yana getirir. Akaki'nin başına gelenler, güçlülerin kayıtsızlığını ve yardım arayan sıradan insanın kurumlar karşısındaki çaresizliğini ortaya serer. En küçük güven duygusu bile dış dünyanın acımasızlığı karşısında kolayca parçalanabilir. Kısa öykünün etkisi, küçümsenen bir hayatın kaybını toplumsal düzen hakkında unutulmaz bir suçlamaya çevirmesinden gelir.