Nikolay Gogol'un Burun öyküsü, Petersburg'da yaşayan memur Kovalyov'un bir sabah burnunun kaybolduğunu fark etmesiyle başlar. Aynı burun, ondan daha yüksek rütbeli bir devlet görevlisi kılığında şehirde dolaşmaktadır. Kovalyov için mesele yalnız fiziksel bir eksiklik değildir; yüzünü, itibarını ve toplum içindeki konumunu kaybettiğine inanır. Burnunu geri alma çabası onu polis, gazete bürosu ve etkisiz kurumlar arasında gidip gelen absürt bir arayışa sürükler.
Gogol olağanüstü olayı açıklamaya çalışmak yerine bürokrasinin gündelik mantığıyla yan yana koyar. Kimsenin gerçekten şaşırmadığı bu tuhaf dünyada unvanlar, üniformalar ve görünüş, kişinin kendisinden daha güçlü bir kimlik kazanır. Burnun bağımsız bir makam sahibi gibi davranması, Kovalyov'un statü takıntısını hem komik hem de acımasız biçimde açığa çıkarır.
Burun kısa hacmine rağmen kimlik, toplumsal saygınlık ve bürokratik yabancılaşma üzerine katmanlı bir hicivdir. Öykünün ani dönüşleri ve açıklamasız sonu, gerçekçi bir çözüm beklentisini boşa çıkarır. Gogol'ün mizahı, akıl dışı bir olayı normalleştiren şehir hayatında insanın kendi yüzüne bile yabancılaşabileceğini gösterir. Modern kent yaşamının kırılganlığı da açığa çıkar.