
Yağlı boyayla yapılmış bir kadın portresinin iç çizgilerini okumak, Otuzların Kadını'nın kurucu hareketidir. Tomris Uyar, portredeki fiziksel ayrıntılardan ve davranış biçimlerinden yola çıkarak ona çeşitli yönleriyle benzeyen otuzlu kadınların öykülerini bir araya getirir. Benzerlikler kişileri aynı kalıba sokmaz; her anlatı, yaşın ortak eşiğinde duran farklı bir yaşam deneyimine açılır.
Kadınların kendilerini görme biçimi ile toplumun onlara yüklediği roller arasındaki mesafe, koleksiyonun başlıca gerilimidir. Beden, davranış, beklenti ve seçimler üzerinden değişim sürecindeki bireyin konumu araştırılır. Portre fikri bu nedenle sabit bir yüzü kaydetmekten çok, zamanla dönüşen kimliğin katmanlarını okumaya yarar. Uyar'ın yenilikçi arayışı, dış görünüş ile iç yaşantı arasındaki geçişlerde ve öykülerin birbirine tuttuğu aynalarda belirir.
Toplumsal gerçeklik kişisel duyguların gerisinde duran soyut bir dekor değildir; karakterlerin hareket alanını, kendilerine ilişkin kararlarını ve başkalarıyla ilişkilerini belirler. Buna karşılık bireysel deneyim de toplumu tek biçimli göstermeyi engeller. Farklı kadın sesleri ve durumları çevresinde kurulan bütün, otuzlu yaşları kesinleşmiş bir kimlik dönemi yerine yeniden değerlendirme, direnme ve değişme eşiği olarak ele alır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş