
"En önemli karşılaşmalar, bedenler daha birbirini görmeden ruhlar tarafından hazırlanır..."

Paulo Coelho'nun On Bir Dakika romanı, sakin bir yuva yerine serüven, aşk ve zenginlik düşleyen genç Maria'nın yolculuğunu anlatır. Hayallerinin peşinden ülkesinden çok uzaklara, İsviçre'ye gider. Dilini bilmediği bu yabancı dünyada karşılaştığı koşullar, özgürlük arzusuyla güvenli bir hayat ihtiyacı arasındaki gerilimi büyütür. Maria ilerledikçe cesaretinin yanı sıra kendisi için koyduğu ilkeler de sınanır.
Romanın merkezinde Maria'nın kendini, bedenini, ruhunu ve cinselliğini tanıma süreci bulunur. Aşk ile cinsel özgürlük, zenginlik ile yoksulluk, utanç ile cesaret ve çıkar ile özveri birbirine karşıt seçenekler olarak yaşamına girer. Aradığı maddi imkânlar, duygusal yakınlık ve kişisel bağımsızlık aynı yoldan ilerlemez. Bu çelişkiler, Maria'yı başkalarının beklentilerinden bağımsız biçimde ne istediğini sorgulamaya zorlar.
Anlatı, dünyanın “on bir dakika süren” bir şeyin çevresinde döndüğü düşüncesini aşk, arzu ve insan ilişkilerinin daha geniş anlamıyla karşılaştırır. Maria'nın serüveni, bedensel deneyimle ruhsal yakınlık arasındaki ayrımı aşma arayışına dönüşür. Kendi sınırlarını öğrenirken aldığı kararlar, özgürlüğü seçim yapabilmenin yanında seçimin sonuçlarını üstlenmekle de ilişkilendirir.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

"En önemli karşılaşmalar, bedenler daha birbirini görmeden ruhlar tarafından hazırlanır..."
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş