
Sesimi kıstıkça sözümü yükseldiğini o vakit keşfettim.

İskender Pala'nın Od: Bir Yunus Romanı adlı eseri, Anadolu'nun savaş, kıtlık ve göçlerle sarsıldığı bir dönemde Yunus Emre'nin dervişliğe uzanan hayatını tarihsel kurgu içinde ele alır. Sarıköy'de ailesiyle yaşayan Yunus, düzenini bozan yıkım ve kayıpların ardından hem sevdiklerinin izini hem de yaşamanın anlamını aramaya koyulur. Yolculuk onu Hacı Bektaş Veli çevresinden Tapduk Emre'nin dergâhına taşır; burada gündelik hizmet, sabır ve sözün sorumluluğu kişisel öfkenin yerini yavaş yavaş alır. Kurgu, şairin bilinen menkıbelerini tek tek sıralamak yerine onları eş, baba, yolcu ve mürid kimlikleriyle yaşanan bir dönüşüm çizgisinde birleştirir.
Başlıktaki “od”, maddi yangın ile insanı içeriden değiştiren aşk ateşini aynı imgeye bağlar. Pala dönemin siyasal karmaşasını arka plan olarak kullanırken asıl odağı, acının dile ve merhamete nasıl çevrilebildiğine verir. Yunus'un şiirleri anlatıda hazır bilgelik cümleleri değil, uzun bir sınanmanın sonunda oluşan sesin işaretleri olarak yer alır. Tarihsel kişiliklerle kurmaca hayat arasındaki geçiş, biyografik kesinlik iddiasından çok manevi gelişimin anlamını öne çıkarır. Romanın yapısal gücü, dışarıdaki yıkımı içsel bir yeniden kuruluşla karşılaştırmasında belirginleşir.
Bookspace topluluğundan 5 gönderi

Sesimi kıstıkça sözümü yükseldiğini o vakit keşfettim.

Denge madde lehine bozulunca insanın nefsi, mana lehine bozulunca da ruhu öne çıkıyor, biri diğerini bastırıyor Can Yunus!

‘’Kimisi bilmem der bilir, Kimisi bilir bilmezlenir. Kimisi bilmediğini bilmez bilirim der, Kimisi bildiğini bilmiyor zanneder. Bilmemeyi bilmekle bildiğini bilmemek aynı şey değildir. Kurtulanlar, bilmediğini bilenlerle bildiğini bilmeyenlerdir.’’ Lisedeyken okuduğum İskender Pala’nın en güzel eserlerinden biri olan OD kitabından bir alıntı.

Dünya bir murdar leş, talipleri ise akbabadır.

Her bilenden ziyade bilen bulunur.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş