
"Insan kırılan kalbi için küsmeyi bulmuş, bakmış affedemiyor susmayı bulmuş..."

Bir deyimin gündelik konuşmada birkaç kelimeyle taşıdığı anlam, çoğu zaman uzun bir tarihsel hikâyeye dayanır. İskender Pala, İki Dirhem Bir Çekirdek'te Türkçenin kalıplaşmış sözlerini ortaya çıkaran olayların izini sürer. Atasözleri, dualar, temenniler, bilmeceler ve tekerlemeler arasında özel bir yere sahip olan deyimlerin anlatıma nasıl canlılık ve güç kattığını gösterir.
Kitabın odağında deyimlerin doğuşuna kaynaklık eden kişi anıları ve tarihsel olaylar bulunur. Bu hikâyeler kimi zaman sıradan bir sayfada, kimi zaman bir dipnotta ya da el yazmasının beklenmedik bir bölümünde saklıdır. Pala'nın araştırması, yaygın bir ifadenin arkasındaki kültürel bağlamı bulmanın sabır ve dikkat gerektirdiğini ortaya koyar. Sözlerin değişmeden kuşaktan kuşağa aktarılması, geçmiş deneyimlerin bugünkü dile sızmasını sağlar.
İki Dirhem Bir Çekirdek, deyimleri alfabetik karşılıklarla açıklayan basit bir sözlük değildir; dil ile kültürel hafıza arasındaki bağı anlatan bir incelemedir. İskender Pala, her hikâyeyi sözcüklerin neden o biçimde birleştiğini anlamaya yarayan küçük bir araştırma alanı olarak kurar. Okur, sık kullandığı ifadelerin ardındaki insanları ve olayları tanırken Türkçenin tarih boyunca biriktirdiği mizahı, gözlemi ve anlatım gücünü de keşfeder.
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

"Insan kırılan kalbi için küsmeyi bulmuş, bakmış affedemiyor susmayı bulmuş..."

Güzel kitaptır 31 çayda iyi gider.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş