
SON Ben bekledim ve yaşlandım. Dizimde takat kalmadı, saçlarım kederli bulutlar gibi ağardı, derim buruştu, gözlerimin feri söndü, ben bekledim.

Ninatta'nın Bileziği, Ahmet Ümit'in Anadolu'nun eski uygarlıklarına uzanan tarihsel atmosferi aşk, iktidar ve kader duygusuyla birleştirdiği romanlarından biridir. Hitit çağrışımları taşıyan anlatı, saray çevresi, inanç dünyası, savaş gölgesi ve kişisel bağlılıklar arasında sıkışan insanları öne çıkarır.
Ahmet Ümit, Ninatta'nın Bileziği'nde polisiye gerilimden tanınan merak kurma becerisini tarihsel bir aşk ve hafıza anlatısına taşır. Antik Anadolu, mitolojik izler, güçlü kadın karakterler, yasak ya da imkansız sevda ve politik gerilim okumayı sevenler için kitap özellikle çekici bir seçenek olabilir. Bilezik imgesi, hem kişisel hatırayı hem de geçmişten bugüne kalan kırılgan bağı temsil eden anlamlı bir odak oluşturur.
Bookspace topluluğundan 5 gönderi

SON Ben bekledim ve yaşlandım. Dizimde takat kalmadı, saçlarım kederli bulutlar gibi ağardı, derim buruştu, gözlerimin feri söndü, ben bekledim.

YENİ KİTAP Ey bilmediğim bir çağın içinden gelen kişi; Sen artık benim ailemden birisin Sen benim öz kardeşim hiç doğmamış çocuğum gibisin...

Dedim ki: Bir insan, bir nehri nasıl severse ki nehir o insanı bilmez, Ben seni öyle seviyorum. Dedim ki: Ben senden bir şey istemiyorum. Bir çocuk, oyunu nasıl severse ki oyun o çocuğu bilmez, Ben seni öyle seviyorum…

Ben hiçbir şeyi bu kadar istemedim. Ben istediğim hiçbir şeyi bu kadar sevmedim.

Dedi ki: Umudunu kesme. Bir ağaç kurumamışsa, bu mevsim değilse öteki mevsim çiçek açar. Bu mevsim değilse, öteki mevsim meyve verir. Yeter ki ağaç kurumasın.