
“Hayatta güçlü olacaksın, çünkü gerçek yasa güçtür. Adil olmanın, haklı olmanın, ahlaklı olmanın, merhametli olmanın, hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Kötüye kullanılsa bile, insanların önünde edildiği tek değer güçtür.” ✨

Beyoğlu'nda büyüyen ve hayatlarını hâlâ bu semtin sokaklarında sürdüren üç arkadaş, birbirinden farklı kişilikleriyle uzun bir geçmişi paylaşır. Ahmet Ümit, Beyoğlu Rapsodisi romanında dostluklarını ölümsüzlük merakıyla başlayan esrarengiz ölümler üzerinden sınar. Her cinayet yeni bir neden ve kuşku doğururken soruşturma bina bina, sokak sokak ilerler. Üç adamın birbirleri hakkında bildiklerini sandıkları şeyler de olaylarla birlikte değişir. Gerilim, katilin kimliğini bulma arayışı kadar eski dostlukların hangi sırları taşıyabileceği sorusundan beslenir. Ölümsüzlük isteği, insanın kendi hayatına ve çevresindekilere verebileceği zararı da açığa çıkarır.
Beyoğlu bu hikâyede yalnız bir olay yeri değildir. Kiliseleri, camileri, sinagogları, hanları, meyhaneleri, dükkânları ve farklı topluluklarıyla sürekli değişen büyük bir sahneye dönüşür. Semtin çok dilli ve çok kültürlü yapısı, karakterlerin bencillik, öfke, çaresizlik ve bağlılık gibi yönlerini büyüten canlı bir atmosfer kurar. Polisiye soruşturma ile kent anlatısı yan yana ilerledikçe geçmişin izleri bugünün cinayetleriyle kesişir. Ortaya çıkan roman, üç arkadaşın ilişkisini Beyoğlu'nun hafızasıyla birleştiren, tempolu ve karanlık bir şehir polisiyesidir.
Bookspace topluluğundan 6 gönderi

“Hayatta güçlü olacaksın, çünkü gerçek yasa güçtür. Adil olmanın, haklı olmanın, ahlaklı olmanın, merhametli olmanın, hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Kötüye kullanılsa bile, insanların önünde edildiği tek değer güçtür.” ✨

"Ama hiçbir güzellik sonsuza kadar sürmüyor." Aksi de doğru,dedim. Kötülük de çirkinlik de mutsuzluk da sonsuza kadar sürmez. İnanmamıs gibi bakınca öyle değil mi diye,üsteledim "Öyle, sürmez ama giderken de bedenimizden ruhumuzdan birşeyler götürür."

Hayatım, içimden geçen cümleler içinde geçti..

"Bir ağacın bedenini baltayla kesip sonra köküne hadi çiçek aç demek gibi bir şey bu."

güzel kitaptır tabsiye edilir millet

Gregoryan Ermerniler ibadethanesi. Üç horon kilisesinin önünden geçerken.
“Beyoğlu'yum ben rüzgârlar öğrenciler yağmurlar kadar eski. Dünyanın ilk günleri ilk sakinleri gibi eski. Pera, Ilhan Berk”
“Belki de bu yüzden, yani kötü olanları tam kavrayamadığımız için çocukluğumuzu güzel bir dönem olarak hatırlıyoruz.”
“Mutluluk, yetinmeyi bilmektir.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş