
Yaşam kaybetme sanatını ögrenmektir.

Ahmet Ümit'in Kukla romanı, yıllar sonra yeniden karşılaşan iki üvey kardeşi Türkiye'nin yakın tarihine uzanan karanlık bir soruşturmanın merkezine yerleştirir. Doğan, gizli güçler adına çalışan bir tetikçidir; Adnan ise hayatın anlamını alkolde arayan eski bir gazetecidir. Birbirinden çok farklı yönlere savrulan bu iki adamın geçmişi, cinayetler, komplolar ve çıkar ilişkileri arasında yeniden açılır. Kardeşlik bağı, hem kişisel hesaplaşmanın hem de görünmeyen iktidar ağlarının sınandığı kırılgan bir zemine dönüşür.
Roman, derin devlet tartışmasını gizli örgütler, idealist gençler ve çıkarcı gazeteciler üzerinden kurar. Adnan'ın gerçeğe ulaşma çabası, yalnız bir suçun failini bulmaktan çok hangi bilginin kim tarafından yönlendirildiğini anlamayı gerektirir. Doğan'ın şiddetle örülü hayatı ise kayıp, sadakat ve seçim sorularını keskinleştirir. Ümit, polisiye gerilimi siyasal hafıza ve aile dramıyla birleştirirken insanların kaybettiklerinin yerine kurduğu yanılsamaları da sorgular. Kukla, bireylerin görünmez güçler tarafından nasıl yönlendirildiğini araştıran; kardeşlerin çatışmasını toplumun yakın geçmişindeki entrikalarla iç içe geçiren karanlık ve tempolu bir polisiye romandır. Gazetecilik ile suç dünyasının kesişmesi, hakikatin bedelini sürekli yeniden gündeme getirir.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Yaşam kaybetme sanatını ögrenmektir.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş