
YEĞENLERİME OKUMALAR "Wells'i yüzyılın başında keşfettiğime çok üzgünüm. Keşke o baş döndüren, kimi zaman da dehşetli mutluluğu hissetmek için onu bugün keşfedebilseydim." -Jorge Luis Borges-

H. G. Wells'in Körler Ülkesi öyküsü, And Dağları'nın ulaşılması güç ve çorak topraklarında dünyadan kopmuş bir vadide geçer. Korkunç boğazlar ile buzla kaplı bir geçidin ardındaki bu yer, dışarıdakilerin gözünde yalnızca bir efsane olarak yaşamıştır. Vadinin sakinleri, geçmişte İspanyol zulmünden kaçarak buraya sığınan ve kuşaklar boyunca körlükle mücadele eden bir topluluğun torunlarıdır.
Bir yanardağ patlaması vadiyi on yedi gün boyunca karanlığa gömer ve dış dünyayla bağlantıyı bütünüyle keser. Körlüğe çare aramak için köyden ayrılıp geri dönemeyen bir adamın anlattıkları, Körler Ülkesi'nin dışarıda bilinen tek izi hâline gelir. Zaman geçtikçe bu anlatı gerçek bir yerin kaydından çok uzak coğrafyalara ilişkin söylencelerden biri gibi görülmeye başlanır.
Nunez adlı genç bir dağcı, geçirdiği kaza sonucunda bu kapalı vadiye düşerek efsanenin yaşayan dünyasıyla karşılaşır. Gören bir yabancı ile görme deneyimini tanımayan toplum arasındaki karşılaşma, farklı bilgi biçimleri ve güç anlayışları üzerinden gelişir. Elena Ferrándiz'in resimlerinin eşlik ettiği Körler Ülkesi, yalıtılmış bir toplulukta normallik, algı ve üstünlük fikrini sorgulayan fantastik bir anlatıdır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

YEĞENLERİME OKUMALAR "Wells'i yüzyılın başında keşfettiğime çok üzgünüm. Keşke o baş döndüren, kimi zaman da dehşetli mutluluğu hissetmek için onu bugün keşfedebilseydim." -Jorge Luis Borges-
“YEĞENLERİME OKUMALAR "Wells'i yüzyılın başında keşfettiğime çok üzgünüm. Keşke o baş döndüren, kimi zaman da dehşetli mutluluğu hissetmek için onu bugün keşfedebilseydim." -Jorge Luis Borges-”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş