
yoksulum ;kimsesiz, ufak tefek, gösterişsizim diye duygusuz, ruhsuz muyum sanıyorsunuz?

Jane Eyre, Charlotte Brontë'nin bağımsızlık, aşk, ahlaki direnç ve kadın kimliği üzerine kurduğu klasik romandır. Yetim büyüyen Jane'in çocukluktan yetişkinliğe uzanan yolu, baskıya rağmen kendi sesini ve değerini koruma mücadelesiyle şekillenir.
Brontë, Jane Eyre'de gotik atmosferi güçlü bir iç anlatımla birleştirir. Thornfield Hall'daki sırlar, Rochester ile Jane arasındaki bağ ve karakterin kendi vicdanına sadık kalma çabası romanın merkezini oluşturur. Eser, romantik gerilimin ötesinde, bir kadının ekonomik ve duygusal bağımsızlık arayışını erken ve güçlü biçimde dile getirdiği için kalıcılığını korur. Jane'in sesi, romanın en unutulmaz gücüdür.
Bookspace topluluğundan 9 gönderi

yoksulum ;kimsesiz, ufak tefek, gösterişsizim diye duygusuz, ruhsuz muyum sanıyorsunuz?

İnsanlar zalim ve adaletsiz kişilere karşı hep nazik ve itaatkâr olursa kötüler bunu kullanır, hiçbir şeyden çekinmezler ve bu yüzden de değişmek bir tarafa, gittikçe daha kötüleşirler.

“Hadi, hadi Jane, ağlamasana!” dedi. Ateşe, “Yanmasana!” demekle birdi bu.

"Kadınlar yemek pişirip çorap örmekle, piyano çalıp nakış işlemekle yetinsin," demeleri dar kafalılıktır! Bir kadın, geleneklerin kendisi için yeterli saydığı şeylerden daha fazlasını yapmak, öğrenmek isterse onu kınamak, alaya almak düşüncesizliktir

Bütün dünya senden nefret etse ve hepsi yalancı olduğuna inansa bile eğer senin vicdanın rahatsa başını dik tutmalısın..

Hasta yatağında yatmak ve ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olmak ne kadar üzücü. Bu dünya öyle güzel ki... Buradan kopup bilinmeyen bir yere gitmek zorunda olmak çok acı verici.

Üşüyorsun; çünkü yalnızsın, içinde gömülü duran ateşi hiçbir insanın yakınlığı alevlendirmiyor. Hastasın; çünkü duyguların en güzeli, insanoğluna bağışlanan en tatlı, en yüce duygu senden uzak duruyor. Aptalsın; çünkü onca acı çekerken gene de mutluluğu yanına çağırmaktan kaçınıyorsun; onun seni beklediği yere doğru bir adım atmaya bile yanaşmıyorsun.

bu kitabı okurken çok çelişkiye düştüm çünkü aralarında yaş farkı olmasına rağmen Jane Eyre'ye aşık olan bir adamın terk edilişi ve daha sonra Jane Eyre'nin o kişiyi düşünmesi biraz düşündürücüydü hem seni seven adamı terk edip hem de sonra onu düşünmesi akıllarda madem onu düşünüyorsun neden bıraktın sorusunu akla getiriyor

sad story for jane :/