
Önemli olan baktığın şey değil baktığın şeyin sen de neler uyandırdığıdır...

Sarayburnu'nda Atatürk heykelinin yakınında bulunan bir ceset, Başkomiser Nevzat'ı İstanbul'un geçmişine uzanan karmaşık bir soruşturmanın içine çeker. Ahmet Ümit, İstanbul Hatırası romanında polisiye gerilimi kentin tarihsel katmanlarıyla bir araya getirir. Kurbanın avucundaki antika para, cinayeti sıradan bir adli vakadan çıkararak eski hükümdarlara, kaybolmuş yapılara ve simgesel mekânlara bağlar. Ardından gelen her yeni ölüm, benzer bir düzenin parçası hâline gelir: yedi kurban, yedi yönetici, yedi sikke ve İstanbul'un yedi önemli noktası. Nevzat ile ekibi, güncel suçların ardındaki nedeni ararken şehrin farklı dönemleri arasında ilerlemek zorunda kalır.
Romanın asıl gerilimi, katilin kurduğu tarihsel düzen ile soruşturmanın hızla büyüyen baskısı arasında doğar. İstanbul burada yalnız bir fon değildir; hafızası, mimarisi ve geçirdiği dönüşümlerle olayların merkezinde yer alır. Bizans'tan Osmanlı'ya, imparatorluk başkentinden modern metropole uzanan izler, cinayetlerin mantığını çözmek için okunması gereken işaretlere dönüşür. Ümit, soruşturma temposunu şehrin kültürel mirasına ilişkin ayrıntılarla dengeler ve geçmişi bugünün çatışmalarına bağlar. İstanbul Hatırası, sonucu açıklamadan okuru hem seri cinayetlerin nedenini hem de bir kentin belleğine karşı işlenen daha geniş suçu düşünmeye yönelten tarihsel bir polisiye romandır.
Bookspace topluluğundan 20 gönderi

Önemli olan baktığın şey değil baktığın şeyin sen de neler uyandırdığıdır...

Gözlerinde belki de bu kentin btün sırlarını taşımaktaydı...

semtlerin eski isimleri unutuluyor, şehir hızla geçmişinden koparılıyor.. Oysa şehirlerde insanlar gibidir, geçmişlerini unuturlarsa, tarihlerinden koparılırlarsa kişiliklerinden de koparılırlar.. Hiç bir özellikleri kalmaz, sıradan insanlar gibi olurlar.. Oysa istanbul sıradan bir şehir değil..

Bu saatte bu kitap uzerine tartismak güzel olurdu aslında ama fenerbahçe nin maci var basarilar 💙💛💙💛

Ölümü yoldaş seçenlerin ölümden başka kazanacak zaferleri yoktur..

İnsan pek de vefalı bir varlık değil

‘Toplum çürümüş,neresinden tutsak elimizde kalıyor!’ (Komser Nevzat)

İnsanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan korkulur.

Bazen birini sevmek, bir şehri sevmektir. Onun sokaklarında kaybolmak, onun kalabalığında huzur bulmak, onun her köşesinde bir anı bırakmaktır

Evet, ruhun yarası hiçbir zaman tam olarak kapanmıyor. Beden daha çabuk onarıyor kendini. Kalbin attığı sürece vücut iyileşebilir. Oysa ruhun bir kez darbe aldı mı, o yara dikiş tutmuyor.

Kötülüğün toprağında özgürce dal budak salan bir zekânın neler yapabileceğini kestirmek imkansızdı..

biliyordum ki katiller her zaman kötü insanların arasından çıkmazdı..

Ve şu da bir gerçek: Amacınız ne kadar yüce olursa olsun, kendi öz çocuğunuza bile zorla hiçbir şey yaptıramazsınız.

İnsan ruhunun yarası,dikiş tutmaz!

Sen yoktun. Terkedilmiş bir İstanbul vardı. Yaslanmış gökyüzünün umarsızlığına. Eylül rüzgarlarıyla sararan. Bayram kartpostallarına benzeyen. Sen yoktun. Bir çocuk ağlardı istasyonlarda. Geceyarıları uykumu bölerdi hıçkırıkları Trenler geçerdi gözbebeklerimden Kirlenirdi bembeyaz umutlarım Sen yoktun. Tüm dünyayı değiştirebilirdim Oysa aynalarda eskiyor yüzüm Ne yana baksam karşımda bir anı Meğer İstanbul ne çok benziyormuş sana. Sen yoktun. Omuzlarımda paramparça bir yürek Göğüs kafesimde karmakarışık bir kafa Kıvranarak olayların burgacında Gezinirim sensizlikle, deliliğin sınırlarında Sen yoktun. Kanayan bir İstanbul vardı Yeryüzü ıssızlığında.

İnsanlar ve iyilik... Birbirine ne kadar uzak iki kelime.

Çalinmis hayallerrin şehri;İSTANBUL İstanbul'a bakıyorduk denizden.Bizim istanbul'umuza ,çalınmış hayallerin şehrine. Talan edilen hayallerin.Yağmalanmış umutların payitahtına.Kırılmış umutların kalesine.Kederlerin kraliçesine...

"Ahmet Ümit'in polisiye romanı İstanbul Hatırası, diziye uyarlanacak. • Başkomiser Nevzat rolü için Nejat İşler'e teklif götürüldü." Tekrar Diziye uyarlanacak olması da, Nejat İşler seçimi de harika , Benim gibi Başkomiser Nevzat sevenler için çok güzel haber... 🙂🙏🏻

hayatımın hatırası olmuştu ilk okuduğumda

"balat'da doğdum, haliç kıyısında... sevdiklerimin mezarları da orada. en yakın arkadaşlarım bu şehirde, en güzel anılarım da öyle, gördüğünüz gibi işim de burada. ve kısmetse bu şehirde ölmeyi isterim"
“Bazen birini sevmek, bir şehri sevmektir. Onun sokaklarında kaybolmak, onun kalabalığında huzur bulmak, onun her köşesinde bir anı bırakmaktır”
“Farklı inançlara, farklı etnik kökenlere, farklı cinsiyetlere, farklı dünya görüşlerine sahip olsak da hepimiz insandık”
“Şehre bakıyorduk denizden: Nevzat, Demir, bir de ben. Sisler içindeydi İstanbul… Sisler içindeydi deniz… Sisler içinde teknemiz. Sultanahmet'in minareleriydi görülen, Ayasofya’nın kubbesi, Topkapı Sarayı’nın kuleleri.…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş