
Bu konuyu Mark Twain'in İnsan Nedir kitabı çok iyi açıklıyor. Aslında kimse kimseyi gerçekten sevmez. Her ne kadar farkında olmasak da o kişiye kafamızda bazı sıfatlar atfettiğimiz ve bu kişiyi sevmenin bize ne kadar yakışacağını düşündüğümüz için severiz. O kişinin bize hissettirdiklerini, bize kattığı şeyleri, onunla keyifli vakit geçirmeyi severiz. Yani yaşanan her şey kendi duygularımız ve düşüncelerimiz ekseninde gerçekleşir. O kişinin kim olduğuyla fazla ilgisi yoktur. Karşımızdaki aynı kişi bile olsa artık aradığımız şeyleri bize vermiyorsa onun gözümüzde bir özelliği kalmaz. Bize istediğimiz şeyleri vermediği, beklentilerimizi karşılamadığı sürece karşımızdaki dünyanın en iyi insanı olsa dahi onunla etkileşim kurmayız. İnsanoğlu bencildir.










