
“Her şeyin limiti vardır. Demir madeni eğitilerek altın hâline getirilemez.”

İnsan Nedir, mizahı güçlü yaşlı bir adam ile aceleci, heyecanlı genç bir adam arasında ilerleyen bir düşünce sohbetidir. Mark Twain, iki konuşmacıyı kesin cevaplara ulaştırmak için değil, insanın kendisi hakkında kurduğu rahat kabulleri sarsmak için karşı karşıya getirir. Diyalog biçimi, Sokrates ve Platon tartışmalarını hatırlatan soru-cevap ritmiyle her iddiayı yeniden sınar. İtirazlar sohbetin yönünü sürekli değiştirir.
Kitabın merkezinde rahatsız edici sorular vardır: İnsan aslında işlevi belirlenmiş bir makine midir? Davranışlarımız zevk arayışı ve acıdan kaçınma dışında bir dürtü taşır mı? Kişisel değer dediğimiz şey gerçekten bize mi aittir, yoksa dışarıdan aldığımız verilerin sonucu mudur? Yaratıcılık bile biriktirilen etkilerin yeni bir bileşimi olarak açıklanabilir mi?
Twain'in hicvi, bu soruları kuru bir felsefe özeti olmaktan çıkarır. Yaşlı adamın sakin iddiaları ile gencin itirazları arasındaki gerilim, okuru taraf seçmekten çok kendi gerekçelerini incelemeye yöneltir. İnsan Nedir adlı metnin çekiciliği ulaşılan sonuçtan değil, insan özgürlüğü, vicdanı ve benlik duygusu üzerine yürütülen hareketli sorgulama sürecinden gelir.
Bookspace topluluğundan 7 gönderi

“Her şeyin limiti vardır. Demir madeni eğitilerek altın hâline getirilemez.”

Karısını döven adamı hapse atıp besliyorlar, o sırada masum kadınla ailesi açlık çekiyor...

"Eğitim; aldığımız her şeydir. Okuduğumuz kitaplar, duyduğumuz sözler, gördüğümüz insanlar... Bunlar makineye giren yakıtlardır ve makine ancak bu yakıtın niteliğine göre çalışır."

"Bir insan, yaptığı her eylemde sadece kendi iç huzurunu ve vicdanını rahatlatmayı amaçlar. En büyük fedakarlıkta bile, aslında kendi ruhunu o anki huzursuzluktan kurtarmaya çalışıyordur."

"İnsan, özgür iradeye sahip olduğunu sanan ama her kararını çıkarına göre veren bir makinedir."
Korkuyordu, kaçmak istiyordu ama cesaret edemedi

"İnsan, başkasına yardım ederken bile kendi iç huzurunu satın alır."
“BEYİN KENDİ ÜZERİNDE BİR İRADEYE SAHİP DEĞİLDİR, SAHİBİ DE ONUN ÜZERİNDE BİR İRADEYE SAHİP DEĞİLDİR”
“Vicdanımız başkalarına verilen acının hiç farkına varmaz, ta ki bize de acı verdiği bir noktaya ulaşana dek. İstisnasız her olayda, bir başkasının acısına tamamen ilgisizizdir, ta ki onun çektiği acı bizi rahatsız edene…”
“İnsanın doğruyu yanlıştan ayırabilmesi diğer varlıklara olan düşünsel üstünlüğünü kanıtlar; buna rağmen yine de yanlış yapabilmesi, yanlış yapamayan varlıkların ahlaken aşağısında olduğunu kanıtlar. Bu fikrin…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş