
"İnsan, tanıdığı sandığı insanı kendisine benzeterek tanır."

Çiçekli Mahmut Ağa, Çiçeklideresi köylülerini İnce Memed'i korudukları için işledikleri topraklardan çıkarır. Yaşar Kemal, İnce Memed 3'te ağalık düzeninin yalnız bir kişiyi değil, ona destek veren bütün topluluğu cezalandırma biçimini gösterir. Memed'in yeniden ortaya çıkışı, köylülerin barınma ve geçim mücadelesiyle birleşen bir adalet arayışına dönüşür.
Çiçekli Mahmut Ağa'ya karşı verilen mücadele, zulmeden bir kişiyi ortadan kaldırmanın düzeni bütünüyle değiştirmeye yetip yetmeyeceği sorusunu büyütür. Memed, karşısındaki gücün tek bir ağadan ibaret olmadığını fark eder. Buna rağmen bir İnce Memed giderse yerine bin Memed'in gelebileceği düşüncesi, korkunun içinden çoğalan bir umudu temsil eder. Başkaldırı, bireysel kahramanlıktan köylülerin ortak hafızasına taşınır.
Serinin üçüncü cildi, Çukurova'nın doğasını ve insan ilişkilerini toplumsal çatışmanın ayrılmaz parçası yapar. Yaşar Kemal'in destansı anlatımı, Memed'in efsaneleşmesini onun şüpheleri ve zorunluluklarıyla dengeler. Kahraman, özgürce seçtiği için değil, susmanın başkalarının sürülmesine yol açtığı bir dünyada mecbur kaldığı için harekete geçer. Bu gerilim, adalet isteğinin neden tek bir zaferle sona ermediğini açık tutar.
Bookspace topluluğundan 7 gönderi

"İnsan, tanıdığı sandığı insanı kendisine benzeterek tanır."

"Vay bre insanoğlu" "Sen ne biçim yaratıksın böyle, bir gecede bin yaş kocuyor, bir günde bin yaş genceliyorsun."

İnsanın içindeki adalet duugusunu köreltirsek, insanın insana saygısı kalmaz. İnsanın insana itimadı kalmayınca da bir yerde insanlık çok şey kaybeder, hayat çirkinleşir.

“ İnsan, tanıdığını sandığı insanı kendisine benzeterek tanır. “

İnsanın içindeki adalet duygusunu köreltirsek, insanın insana saygısı kalmaz. İnsanın insana itimadı, hürmeti kalmayınca da bir yerde insanlık çok şey kaybeder, hayat çirkinleşir.

“İnsan, tanıdığını sandığı insanı kendisine benzeterek tanır.”

“İnsan bazen kaçtığını sanır ama aslında dayanamayacağı bir hayata sırtını döner. Zulüm, sessizlikten güç alır; insan sustukça büyür. İnce Memed’in yüreğinde kabaran şey öfke değil, artık katlanamamanın verdiği ağır bir adalet duygusuydu. Çünkü bazı acılar vardır, insanı ya toprağa gömer ya da ayağa kaldırır.”
“İnsan hem kendi yolunu kendi çizer, hem de Allah çizer. Ben dağda kalmamak için her şeyi yaptım, ama baktım ki alnıma yazılmış, kaderin önünden kaçamıyorum.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş