
yakacak odunum olmadığı için bir kaç ceket üst üste giyip eldivenlerle yazdım İnce Memedi. saygıyla...

Dört kitaplık çevrimin ikinci romanında Yaşar Kemal'in İnce Memed 2 eseri, Abdi Ağa sonrasında da değişmeyen Çukurova düzenine geri döner. Vayvay yöresinde Hamza ve özellikle Ali Safa Bey'in toprak üzerindeki baskısı, köylülerin korkusunu ve öfkesini yeniden büyütür. Memed'in direnişi kişisel bir hesaplaşmanın sınırlarını aşarken ağalık düzeninin başka adlarla nasıl sürdüğünü açığa çıkarır. Roman, ilk cildin dünyasını genişletir ancak Ali Safa Bey'in, Hamza'nın ya da Memed'in nihai kaderini açıklamadan yeni çatışmanın toplumsal zeminini kurar.
Yaşar Kemal, Çukurova'nın doğasını görkemli bir arka plan olmanın ötesinde iktidar ve yaşam mücadelesinin parçası olarak işler. Köylülerin Memed'e bağladığı umut, korkuyla dayanışma arasında gidip gelirken eşkıyalık anlatısı da adalet, toprak ve kolektif karşı koyuş sorularına açılır. Serinin ikinci kitabı, tek bir zorbanın ortadan kalkmasının düzeni değiştirmeye yetmediğini gösterir. Ali Safa Bey'in toprakları ele geçirme çabası, köylünün gündelik hayatını sürekli bir tehdit altında bırakır; Memed'in varlığıysa bu korkunun içinde dolaşan başka bir ihtimali temsil eder. Çukurova'nın dağları, köyleri ve tarlaları karakterlerin kararlarına yön veren canlı bir coğrafya olarak belirir. Anlatı, şiddeti bireysel öfkeyle sınırlamayıp adaletsiz mülkiyet düzenine bağlar. Köylüler arasındaki dayanışma kolay bir birlik değildir; kuşku ve umut sürekli yer değiştirir. Destansı anlatım, gündelik emeğin ve yoksunluğun ayrıntılarıyla dengelenir. Bu süreklilik, Memed'in mücadelesine destansı bir genişlik kazandırırken direnişin bireysel cesaretten toplumsal hafızaya uzanan yönünü belirginleştirir.
Bookspace topluluğundan 14 gönderi

yakacak odunum olmadığı için bir kaç ceket üst üste giyip eldivenlerle yazdım İnce Memedi. saygıyla...

Yetiştiği yer şekillendirir insanı. Yediği ekmek, içtiği su, toprağı, taşı. Ama sadece bunlar mıdır insana şekil veren?
"Kurt kocayınca köpeklere oyuncak olmaz. Kurt kocayınca köpek oluyormuş Koca Osman, köpek"

“Umudu yoktu ama , gene de sevindi.”
Bu dünya böyledir,diyordu.Sular hendeğine dolar.İnsan doğar ölür,gün doğar batar.Ağayı öldürürsün ağa gelir yerine.Bir daha öldürürsün,bir daha gelir.

Nice İnce Memedler lazım...

Kaç geceyi gördün sabaha varmamış?
Bilmem nerde kalır ölümüz bizim.
"Yalnız kaldım Osman Emmi, çırılçıplak, sipsivri."

Yatmaya kaya gölgesi eğer şahmeran olmasa, sevmeye güzel kısası eğer fitnekar olmasa.

``Uğraşmak, hiçbir şey değilse uğraşmak, nasıl hak olur? "
Demir olsam çürürdüm,toprak oldum dayandım...Toprak , toprak oldum da dayandım.

ilk seri harika idi yalnız ikinci seri hem monoton hemde sıkıcı ilerliyor.

"İnsanoğlu umutsuzluktan umut yaratandır. İnsanoğlu, ayağı en çok takılan, düştüğü yerden en çabuk kalkandır. İnsanoğlu korkunun, zifiri karanlığın içinde kendine bir ışık sızısı bulandır."
“Her gülüşü, Memed’in kalbinde bir çiçek açtırırken, her gözyaşı bir acı da bırakıyordu. Aşk ve hüzün onun için birbirinden ayrılamazdı; biri büyüdükçe diğeri de derinleşiyor, insanın ruhunu sarsıyordu.”
“Memed’in yüreği, sevgilisiyle geçen birkaç anın hatırasıyla doluydu. Her bakış, her dokunuş sanki dağlar kadar derindi. Ama dağların yalnızlığı gibi, bu aşk da uzak ve ulaşılmazdı; sevgiyle birlikte acı da büyüyordu…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş